Yakın arkadaşlık ruh sağlığını koruyor

Uzmanlara göre en yakın arkadaşımız toplumla aramızda tampon görevi görerek ruh sağlığımızı koruyor.

RÜYA KARLIOVA 23 Ocak 2022 YAŞAM

Güçlü sosyal ilişkilerin psikolojimiz üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Peki ya “en iyi arkadaşımız” hayatımıza ne katıyor? Neden daha çok kadınların yakın arkadaşı oluyor? Bir “kanka”mız yoksa endişelenmeli miyiz?

The Guardian’da yayımlanan Katherine Lathman imzalı makaleye göre daha çok kendimize benzeyen insanlarla yakınlaşıyoruz. Araştırmalar da yakın arkadaşların birbirine benzediğini gösteriyor; sadece davranışlar açısından değil, fizyolojik olarak da. Ancak gerçek bir duygusal bağ kurabilmek için en az 200 saati birlikte geçirmek gerekiyor.

California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kalp atışlarımız, vücut ısılarımız ve hormonsal tepkilerimiz yakın arkadaşımızınkine benziyor. Bir grup öğrenciye bir video izletildikten sonra öğrencilerin sinirsel tepkilerine bakıldığında yakın arkadaşların benzer tepkiler verdiği ortaya çıkmış. Bulgular dünyayı bizim gibi yorumlayan ve dünyaya bizim gibi tepkiler veren insanlarla arkadaş olduğumuzu ortaya koyuyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR DOSTLUK SAYISI 150

We Love: The New Science Behind Our Closest Relationships (Seviyoruz: En Yakın İlişkilerimizin ardındaki Yeni Bilim) adlı kitabın yazarı Dr. Anna Machin’e göre sevdiğimiz insanlarla birlikte olduğumuzda biyodavranışsal uyum denilen bir senkroni yaşıyoruz. Machin kitabında iki insan arasında derin bir bağ oluştuğunda iki kişinin nasıl birbirinin aynası gibi davrandığını anlatıyor.

Oxford Üniversitesi’nden Robin Dunbar’a göre insanların sürdürebildiği dostluk sayısı ancak 150. Uzmanlara göre bu rakam aynı zamanda tarih öncesindeki avcı toplayıcı toplulukların da üye sayısına denk geliyor. Buna göre grup büyüdükçe stres de artıyor ve en yakın arkadaşınız başkalarını bir açıdan kenarda tutarak toplumsal ilişkilerimizi daha sağlıklı hale getiriyor. Dunbar’a göre insanların çekirdekte beş yakın arkadaşı, en iç halkada ortalama 1.5 arkadaşı olabiliyor. Bu iç halka sosyal ilişkilerle aramızda tampon görevi görüyor. Bu iç halkanın sayısının 1.5 olmasının sebebi ise erkeklerin daha çok eşlerini, kız arkadaşlarını iç halka olarak nitelendirirken kadınların romantik olarak bağlı oldukları insan dışında bir de çoğunlukla hemcinsleri olan bir en yakın arkadaşa sahip olmaları.

EN İYİ ANTİDEPRESAN

Dunbar’a göre dostluğun fiziksel faydaları arasında “kanka”nızla iletişim içindeyken salgıladığınız endorfin hormonunun sağladığı sakinleştirici etki de var. Bu da bağışıklık sisteminize olumlu etki yapıyor ve bir tür antidepresan görevi görüyor. Kadınlar, en yakın arkadaşlarıyla romantik partnerleriyle olduğundan duygusal olarak daha samimiler.

Tüm araştırmalar sosyal bağları güçlü olan insanların daha mutlu olduğunu, daha uzun yaşadığını ve daha iyi bir üreme sağlığına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Söz konusu bireyler daha az hasta oluyor, daha çabuk iyileşiyorlar. Stresi daha iyi göğüslüyor ve daha az bağımlılık sorunları yaşıyorlar.

149 araştırmayı birleştiren büyük bir araştırmaya göre ise en iyi arkadaşı olmanın sağlık üzerinde kilo vermekten ya da spor yapmaktan daha çok olumlu etkisi var. ABD’de yapılan bir araştırma yakın arkadaşı olmamanın sağlık üzerinde günde 15 sigara içmek kadar olumsuz etkisi olduğunu ortaya koymuş.

YAKIN ARKADAŞIMIZ YOKSA…

Peki yakın bir arkadaşımız yoksa bu sağlıksızız anlamına mı geliyor? Klinik psikolog Miriam Kirmayer’a göre hayır. Kurduğumuz her ilişki bir tür bağ ve aidiyet hissi yaratıyor. Bu yakın arkadaşlarımızla olduğu gibi, tanıdıklarımızla, hatta yabancılarla kurduğumuz ilişkiler için de geçerli.

Sosyal bağlarda en önemli faktörün karşılıklılık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, arkadaşlıklarımızın yarısının karşılıksız olduğunu belirtiyor.

Teknoloji şüphesiz arkadaşlarla iletişim kurmayı daha da kolaylaştırdı, aynı zamanda arkadaşlıklarımızı paylaşmayı da. Instagram’da 69 milyon #bestfriends etiketi bulunuyor. Öte yandan uzmanlar sosyal medya iletişiminin yüz yüze ilişki kurmakla aynı etkiye sahip olmadığını, nörokimyasal bir salgının ve uyumun çevirimiçi sürdürülen ilişkilerde bulunmadığını ekliyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram