Türkiye, hakimler Başer ve Özçelik davasında AİHM’e sahte delil sunmuş

Adalet Bakanlığı'nın AİHM'in ihlal kararı vererek Türkiye'yi tazminata mahkum ettiği, ihraç hakimler Mustafa Başer ve Metin Özçelik'le ilgili davada mahkemeye sahte ve üretilmiş delil sunduğu ortaya çıktı.

KRONOS 13 Eylül 2022 GÜNDEM

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bugün açıkladığı ve Türkiye’yi mahkum ettiği hakimler Mustafa Başer ve Metin Özçelik kararında skandal niteliğinde bir ayrıntı dikkat çekti. Hükümetin, hakimlerin haklı bir şekilde tutuklandığını savunmak için AİHM savunmasına sahte delil eklediği belirlendi.

Türkiye, hakimler Mustafa Başer ve Metin Özçelik’in makul şüphe kapsamında tutuklandığı argümanını kuvvetlendirmek ve AİHM’i manipüle etmek için sahte delil sundu. Hükümetin sunduğu sahte delile Başer ve Özçelik kararının 184’üncü paragrafında yer verildi.

İlgili madde şöyle: “Hükümet ayrıca Mahkeme’nin dikkatini 26 Temmuz 2016 tarihinde F.Y.’nin evinde yapılan aramada ele geçirilen bir USB bellekte bulunan bir belgeye çekmiştir. F.Y. FETÖ/PDY’ye üye olmak suçundan yargılanmıştır ve günlük bir gazete olan Zaman’da grafiker olarak çalıştığına inanılmaktadır. Belge, Fetullah Gülen adına ve onun tarafından imzalanmış, 19 Nisan 2015 tarihli ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Pensilvanya eyaletinde yazılmış bir kartın kopyasıdır.”

Türkiye’nin, iki hakimi mahkum etmek için kullandığı ve sahte olduğu belirlenen söz konusu mektubu AİHM savunmasında kullanması skandal olarak nitelendi.

SAHTE MEKTUP, FEVZİ YAZICI’NIN BİLGİSAYARINA YERLEŞTİRİLMİŞTİ 

Gazeteci Fevzi Yazıcı’dan ele geçirildiği iddia edilen evraklar içinde, hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer’e Fethullah Gülen tarafından mektupla talimat verildiği iddia edilmişti.

Havuz medyasına servis edilen belgedeki imza ve Gazeteciler Yazarlar Vakfı’na ait amblemin Gül’e gönderilen mektuptan alınarak, photoshop marifetiyle çoğaltıldığı belirlenmişti.

Söz konusu sahte mektup, Gülen’in 2013 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdiği mektubun altında yer alan imza kopyalanarak üretilmiş ve gazeteci Fevzi Yazıcı’nın el konulan bilgisayarına yerleştirilmişti.

Mektup, Gülen cemaatine yönelik soruşturmaların çoğunda imzası bulunan dönemin İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan tarafından gündeme getirilmişti. Fidan, daha sonra hülle yoluyla önce Yargıtay üyesi yapılmış, ardından Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine atanmıştı.

HAVUZ MEDYASI “EN SOMUT TALİMAT” DEMİŞTİ 

Sahte mektubu delil olarak medyaya servis ettiği anlaşılan Fidan, Fevzi Yazıcı’nın 8 Nisan 2015’te ABD’ye çıkış yaptığını, 18 Nisan 2015’te yurda döndüğünü ve yanında bu mektubu getirdiğini iddia etmişti. Fidan’ın açıklamaları havuz medyasında, “Kapatılan Zaman gazetesi çalışanının evindeki doküman, ‘salıverme kumpası’na ilişkin Gülen’in verdiği en somut talimatı” şeklinde haber yapılmıştı.

NE OLMUŞTU? 

AİHM, “Paralel Yapı” soruşturmaları kapsamındaki tutuklu bulunan 62 polis ve gazeteci Hidayet Karaca’nın tahliyesini kararlaştıran ve meslekten ihraç edilen hakimler Metin Özçelik ile Mustafa Başer’in ilk tutukluluk hallerinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi ve Türkiye’yi mahkum etti. AİHM, hakimlerin, meslekten ihraç edilip tutuklanmalarına yönelik başvuruda Başer ve Özçelik’i haklı buldu. AİHM, hakimlerin ilk tutuklulukları sırasında bir suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığını, hakimlerin özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiğine kanaat getirdi. Türkiye, Başer ve Özçelik’e 5’er bin Euro tazminat ödeyecek.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram