Türkiye BM’de neden inandırıcı bulunmadı?

Türkiye'nin Finlandiya ile İsveç’in güvenlik ve terörizm politikalarını sorgulaması Batı’da pek de inandırıcı bulunmuyor. Veto tutumunu devam ettirmesi halinde Türkiye'nin NATO üyeliğinden çıkartılması da uluslararası basında dillendiriliyor.

CEMRE ÜLKER 21 Mayıs 2022 HABER ANALİZ

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu.(FOTOĞRAF: EDUARDO MUNOZ / POOL / AFP)

Birleşmiş Milletler’de (BM) her yıl Eylül ayında gerçekleşen genel kurul zirvesini aratmayacak bir hareketlilik yaşanıyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD’li mevkidaşı ile görüştüğü, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde bir araya gelen üye ülkeler 2. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi olan açlıkla mücadele için öncelikli politikalarını paylaştı. Küresel Gıda Güvenliği Eylem Çağrısı Toplantısı’nda sadece 2021 yılında 193 milyon insanın gıda güvenliğinden mahrum kaldığı, bu sayının 2022 sonu itibariyle 40 milyon daha fazla olacağının altı çizildi.

Açılış konuşmasında Bakan Blinken Amerika liderliğinde gerçekleşen bu kritik oturumun ana hedefinin küresel ölçekte kaliteli gıdaya erişimi zora sokan en büyük engel olarak gördüğü savaşların sonlandırılmasına dair üye ülkelerin çözüm odaklı taahhütlerinin paylaşılması olduğunu söyledi. Putin’in keyfi savaşının ve Ukrayna’nın toprak özerkliğini yerle bir etmesinin bugün açlık krizinin yükselişine sebep olan en kritik faktör oluşunu öne sürüldü. Global barış ve güvenliğin sürdürülebilir kılınması için Bakan Blinken tüm BM üye ülkelerini acil aksiyon planlarını paylaşmaya davet etti. Aynı zamanda sahada çalışan sivil toplum örgütlerine, uluslararası insanı yardım çalışmaları yapan inisiyatiflere devletlerin desteğinin kritik olduğunu bildirdi. Bakan Blinken tüketime hazır 22 milyon ton tahıl üretiminin Ukrayna’dan çıkışının savaş sebebiyle zorlaştığını, uluslararası örgütleri ve devletleri gıda üretimlerinin ve insani yardımların gerekli mevkilere ulaştırılması adına güvenli koridorların oluşturulması için aksiyona davet etti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Gıda Zirvesi’nde yaptığı konuşmasında Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle global ölçekte birçok ülke için kaliteli gıdaya erişiminin tahsis edilemediğinin altını çizdi. Türkiye’nin güvenli ulaşım metotlarının sağlanmasında üstlendiği bölgesel rolün altını çizdi. Ukrayna’nın üretmiş olduğu tahılları taşıyan gemilerin nakliyesi için Türkiye’nin devrede olduğu paylaştı. Küresel Gıda Güvenliği Eylem Çağrısı Toplantısı sonrasında Bakan Çavuşoğlu BM tarihinde ilk kez gerçekleşen Uluslararası Göç Gözden Geçirme Forumunda da Genel Sekreterlik kürsüsünden konuştu.

Çavuşoğlu Türkiye’nin BM göç politikaları önceliklerini takip ettiğini vurgularken, bir yandan da güvenli ve insani şartlar çerçevesinde geri dönüş politikalarının da teşvik edilmesini gerektiğini söyledi. Bu konuda Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel çalışmaların olduğunu paylaştı ve BM’den destek talep etti. 2014 yılından beri Türkiye’nin dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğunu hatırlattı. Ayrıca Yunanistan sınır yetkililerinin son günlerde şiddetini arttırarak devam ettirdikleri mülteci geri itişlerinin birçok insanın hayatını kaybetmesine sebebiyet vermesini kabul edilemez bulduğunu söyledi.

Türkiye’nin BM platformlarında sunduğu insani bakış açısı, uluslararası hukukun üstünlüğünün vurgulanması iç politikada içselleştirilip, hayata geçirilmediği müddetçe ülke içindeki krizlerin devam etmesi çok muhtemel gözüküyor. Türkiye’nin uluslararası arenada verdiği sözlerin güvenilirliğinin artması için öncelikle hukukun üstünlüğü verilerinde 117. sıradan, basın özgürlüğü sıralamasında ve yine aynı şekilde global barış index’inde 149. sıradan ivedilikle sıyrılması, uluslararası insan hakları çerçevesinde karnesindeki kırık notları düzeltmesi gerekiyor. Bunun için de öncelikli gereklilik yargının yeniden bağımsızlaştırılması, demokratik değerlerin el üstünde tutulması, Türkiye’de yaşayan tüm halkların, azınlıkların sivil, politik ve kültürel haklarını özgürce kullanabileceği alanların açılmasıdır.

BM zirveleri dışındaki en kritik görüşme Çavuşoğlu-Blinken ikilisinin bire bir görüşmesiydi. Ankara bu diyaloğun Washington`da gerçekleşmesini öngörüyordu ama Osman Kavala için verilen hukuksuz karar ve Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç için NATO üyelikleri için ısrarcı olduğu veto kararı sonrası, görüşme BM toplantıları marjında yer almış oldu. Çavuşoğlu her ne kadar Blinken ile olan görüşmesinde Türkiye’nin savaş başlamadan önce de yeni NATO üyelikleri için açık kapı politikasını sürdürdüğünü söylemiş olsa da isim vermeden iki ülke adaylığı ile ilgili Türkiye’nin güvenlik kaygılarının uluslararası kamuoyu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Çavuşoğlu BM Türkiye Daimî Temsilciliğinde yaptığı basın açıklamasında ise “Bu zor dönemde bağımsız politika izlemenin kolay olmadığını” söyledi.

Türkiye’nin Dünya Barış Verilerinde 13. sırada yer alan Finlandiya’nın ve 15. sırada gösterilen İsveç’in güvenlik ve terör politikalarını sorgulaması Batı’da pek de inandırıcı bulunmuş değil. Veto tutumunu devam ettirmesi halinde, son yıllarda artan otoriterleşme trendi de göz önüne alınarak Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkartılması mevzuu bile uluslararası basında dillendirilmeye başlandı.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram