SADAT’ın sır perdesi aralanıyor : Erdoğan ile Tanrıverdi arasına ‘Mehdi’ mi girdi?

SADAT'a ilişkin her geçen gün yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Gölge Ordu – SADAT’ın Sır Perdesi Aralanıyor adlı kitabın yazarları Ersin Eroğlu ve Caner Taşpınar, yeni iddialarda bulundu.

KRONOS 09 Mart 2022 GÜNDEM

SADAT kurucusu Adnan Tanrıverdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde.

Kendilerini uluslararası bir savunma ve danışmanlık şirketi olarak tanıtan SADAT’a ilişkin her geçen gün yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Gölge Ordu – SADAT’ın Sır Perdesi Aralanıyor adlı kitabın yazarları Ersin Eroğlu ve Caner Taşpınar, Cumhuriyet’e verdikleri söyleşide şirketin sponsorları arasında Ziraat Katılım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi gibi kamu kurumlarının da yer aldığını öne sürdü.

Ersin Eroğlu, SADAT’ın her ne kadar bir savunma danışmanlık şirketi olsa da şeffaf bir yapıya sahip olmadığını söyleyerek, “Karşımızda bir ‘gölge’ var… Biz bu kitapla o gölgenin üzerine gittik. Ayrıca Adnan Tanrıverdi’nin ASRİKA adlı bir projesi var. Bu proje kapsamında bir Konfederal İslami Devletler Birliği ve o birliğe de bir çatı ordu öneriyor. Biz de buradan yola çıkarak kitabın adının “Gölge Ordu” olması gerektiğine karar verdik.” dedi.

ERDOĞAN VE TANRIVERDİ TANIŞIKLIĞI

Muhabirin, “Kitap, Adnan Tanrıverdi’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllara dayanan dostluğuyla başlıyor. Burada kamuoyunun bilmediği detaylar karşımıza çıkıyor. Biraz açar mısınız?” sorusuna verdiği yanıtta ise Caner Taşpınar şunları söyledi: “Adnan Tanrıverdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tanışıklığı Tanrıverdi’nin tugay komutanı, Erdoğan’ın ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı olduğu döneme dayanıyor. Erdoğan, rakipleri sahada seçim çalışması yaparken dönemin Samandıra Belediye Başkanı Mehmet Sekmen aracılığıyla tugaya giderek Tanrıverdi’yle tanışıyor. Sonrasında, Pınarhisar Cezaevi’ne girdiğinde Tanrıverdi kendisini ziyaret ediyor ve Erdoğan orada, kuracağı yeni partiye Tanrıverdi’yi davet ediyor. Bu dostluk uzun yıllar devam ediyor. 15 Temmuz sonrası ise Erdoğan, Tanrıvedi’yi Cumhurbaşkanı başdanışmanı olarak atıyor. Tanrıverdi’nin “Mehdi’nin geleceği gün için hazırlık yapıyoruz” açıklamasına kadar başdanışmanlık devam ediyor.”

‘OOO PAŞAM, ORDU KURMUŞSUNUZ…’

SADAT’ın nasıl kurulduğu ve kurucularının kimler olduğu sorusunu yanıtlayan Ersin Eroğlu ise şu bilgileri verdi:

“28 Şubat muhtırasından tam 15 yıl sonra, 28 Şubat 2012 tarihinde kuruldu. Şirketi kuranların tamamı 28 Şubat döneminde TSK’den tasfiye edilenler… SADAT’ın kuruluşunda yasalar böyle bir şirketin kurulmasına onay vermiyordu. İstanbul Ticaret Odası’nda çalışan bir kişi, SADAT kurucularına “Siz bu yetkiyi nereden alıyorsunuz” diye soruyor. Sonrasında Tanrıverdi’nin siyasilerle ilişkilerinden dolayı dosya İstanbul Ticaret Odası’ndan Ticaret Bakanlığı’na, Milli Savunma Bakanlığı’na ve Genelkurmay Başkanlığı’na gidiyor. Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, SADAT Başkanı Tanrıverdi’yi Ankara’ya çağırarak bir toplantı gerçekleştiriyor. Orada “Ooo paşam ordular kurup, silahlar yapıyormuşsunuz” ifadelerini kullanıyor. Sonrasında ise yanındaki çeşitli bakanlıklardan danışmanlara dönerek “Bizim devlet geleneğimizde böyle bir şey var mı” diye soruyor. Danışmanlar ise “Yok” cevabını veriyor. Tanrıverdi bu görüşmelerle siyasileri ikna ediyor ve gerekli yasalar çıkarılıyor. Sonrasında SADAT’ın kuruluşu gerçekleşiyor.”

KAMU KURUMLARI DA SADAT’A SPONSOR

SADAT’a birçok kamu kurumunun sponsor olduğunun altının çizildiği söyleşide Caner Taşpınar sözlerini şöyle sürdürdü:

“Belgelediğimiz iki devlet desteği var. İlki SADAT’ın 2012 yılı “Hizmete Özel Faaliyet Raporu”nda yer alıyor. SADAT’ın 2012 faaliyet raporuna, 17-21 Şubat 2013 tarihleri arasında Abu Dabi’de yapılacak IDEX 2013 Fuarı’na katılmak için yaptığı hazırlıklar da yansıdı. İşin sorumlusu, SADAT Başkanı Adnan Tanrıverdi’nin oğlu Melih Tanrıverdi’ydi. 28 Şubat 2012 tarihinde kurulan SADAT, ilk devlet desteğini de bu fuar için aldı. Adnan Tanrıverdi’nin “hiçbir destek almadık” sözünü bizzat SADAT’ın faaliyet raporu yalanlıyordu. SADAT’ın 2012 raporuna göre, stand alanlarının Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından ücretsiz tahsis edildiği ifade ediliyordu. Metrekare fiyatı 715 dolar olan 16 metrekare standın maliyeti 11 bin 440 dolar ve köşe standlar için eklenen 200 dolar ile birlikte toplamda 11 bin 640 dolar devlet desteği kullandıkları raporlarına yansıyordu. Diğer taraftan İstanbul’da düzenlenen; hukuku şeriat, dili Arapça ve başkenti İstanbul olarak planlanan İslam Konfederal Devletler Birliği Kongreleri’nin sponsorluğunu Ziraat Katılım, Vakıf Katılım, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, HAVELSAN, AKP dönemi İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Bahçelievler Belediyesi, Esenler Belediyesi ve Sancaktepe Belediyesi gibi kamu kurumları üstleniyordu.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram