Rusya-Ukrayna çatışmasında konuşulmayan risk: Nükleer felaket

Ukrayna'daki 15 nükleer santral bulunuyor. Muhtemel bir savaş dünya ve Türkiye için nükleer felakete yol açabilir.

RÜYA KARLIOVA 20 Şubat 2022 HABER ANALİZ

Rusya-Ukrayna çatışması sonucunda çıkabilecek muhtemel bir savaşta dünya ve özellikle Türkiye için en önemli tehditlerden biri nükleer felaket. Uzmanlar bu tehdidin göz ardı edildiğini düşünüyorlar.

Project Sendicate’te yer alan Bennett Ramberg imzalı makalede, Ukrayna’daki 15 nükleer santral olduğuna ve Rus komutanların reaktörlere saldırı yapmamaya özen göstermelerinin bile tehlikenin önüne geçemeyeceğine dikkat çekiliyor. Buna göre nükleer risk en çok Rusya için büyük bir tehdit. Reaktörler eğer vurulursa ortaya çıkacak radyoaktivite Ukrayna’dan sonra en çok Rusya’yı etkileyecek.

SANTRALLER YAYGIN HEDEF

Modern çatışmalarda enerji santralleri aslında yaygın bir hedef, çünkü onları ortadan kaldırmak düşman ülkenin savaş kapasitesini azaltıyor. Ancak nükleer reaktörler diğer enerji kaynakları gibi değil, çünkü içlerinde çok büyük oranda radyoaktif malzeme bulunuyor.

Bir reaktörün çekirdeği bombardıman ya da yangın sonucunda erirse, patlayıcı gazlar ya da püsküren radyoaktif bir enkaz dış koruma kabından çıkabilir. Atmosfere yayıldığında ise atıkları binlerce kilometre öteye ulaşabilir. Bu tür bir felaketin sonuçları etkilenen nüfusa ve radyoaktif maddelerin ne derece toksik olduğuna göre değişir. BM’nin Çernobil Forum’una göre, 1986’daki Çernobil faciası 50 yıl içinde kanserden 5 bin kişinin ölümüne sebep oldu. Birçok çevre grubu ise bu rakamın çok daha fazla olduğunu savunuyor. Kazadan sonraki yıllarda tiroit kanseri vakalarında da artış görülmüş.

Ukrayna’daki 15 nükleer reaktör ülkenin enerji ihtiyacının yüzde ellisini karşılıyor.

Forbes’da yayımlanan makalesinde Craig Hooper da benzer bir uyarıda bulunuyor ve Rusya-Ukrayna arasında artan tansiyonun savaşa dönüşmesinin bölgede bir nükleer acil durum yaratabileceğini söylüyor. “Tehdit gerçek. Ukrayna nükleer enerjiye oldukça bağımlı,” diyen Hooper, kara çatışmasının bile en az altı aktif reaktörü belirsizliğe sürükleyeceği görüşünde.

UKRAYNA’YI YAŞANMAZ HALE GETİRİR

Dünyanın savaş ortamındaki reaktörler konusunda çok tecrübesi bulunmuyor. Nükleer dönemeçten sonra insanlık iki büyük olay yaşadı: Biri Çernobil, diğeri Fukuşima faciası. Ukrayna’daki özel durum Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının 7. seviye (Level 7) dediği kaza durumuna sebep olabilir. Seviye 7 “major accident” yani büyük bir kaza anlamına geliyor. Bu tür bir kazanın devasa boyutta mülteci akınına neden olacağı, Ukrayna’nın büyük bölümünü onlarca yıl yaşanmaz hale getirebileceği de uyarılar arasında.

Hooper’a göre Ukrayna’daki nükleer reaktörlerin güvenliği hem NATO hem NATO dışı ülkeler için stratejik bir konu. Özellikle Zaporizhzhia nükleer reaktörü risk taşıyor. Avrupa’nın en büyük ikinci nükleer reaktörü olan Zaporizhzhia dünyanın da en büyük onuncu reaktörü. Reaktör bölgesinin güvenliği az ve Hooper’a göre altı VVER-1000 basınçlı su reaktörü herhangi bir Rus işgalinde kolaylıkla bozulabilir.

Ukrayna’nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Enerji Santralinde çalışanlar.

Geçtiğimiz eylül ayında henüz iki ülke arasındaki gerilim tırmanırken Washington Post’taki makalesinde Rick Noack da nükleer reaktörlerin olduğu bir ortamdaki savaş konusunda dünyanın deneyimi olmadığını belirterek, NATO’nun bu konudaki kaygıları nedeniyle ülkeye uzmanlar gönderdiğini hatırlatmıştı.

Bu durum nükleer santrallerdeki güvenlik mekanizmaları konusundaki şüpheleri artırdı. Alman televizyonu ARD, “Ukrayna’da savaş önlenemezse ikinci Çernobil kaçınılmaz olur” yorumunda bulundu. ARD, Ukrayna’nın nükleer ajansının başındaki Sergej Boschko’nun şu ifadelerine yer verdi: “Hiçbir nükleer enerji santrali askeri saldırılara karşı korunaklı değildir. Savaş için değil, barış için yapılmışlardır.”

NÜKLEER TEHDİT SAVAŞI ENGELLEYEBİLİR

Ukrayna bir diplomatik çözüm ararken, geçtiğimiz haftalarda ülkenin Japonya büyükelçisi Sergiy Korsunsky Reuters’a verdiği demeçte bir düzine nükleer reaktörün bulunmasının bölgede ve Avrupa için büyük bir tehdit olduğunu, bu tehdit nedeniyle toptan bir savaşın muhtemel olmadığını düşündüğünü söylemişti.

Korsunsky, “Eğer bu altyapı yok olursa ortada Ukrayna kalmaz. Ama Orta Avrupa da kalmaz ve Batı Avrupa etkilenir” ifadesini kullanmıştı.

Dünyanın en büyük nükleer felaketinin olduğu Çernobilde 27 Nisan 1986dan bu yana hayat durmuş şekilde. Çernobil çalışanlarının yaşadığı Prypyat şehri, nükleer felaket sonrası 3 saat içinde boşaltıldı ve kent sakinleri bir daha geri dönmemek üzere evlerini terk ettiler.

Bulletin of the Atomic Scientists (Atom Bilim İnsanları Bülteni) de geçtiğimiz günlerde Ukrayna’daki nükleer tehdit konusuna yer verdi ve bir çevre felaketine karşı uyardı. Jessica McKenzie imzalı makalede, sadece nükleer reaktörlerin değil, kömür madenlerinin de bir savaş durumunda çevresel tehdit oluşturacağına dikkat çekiliyordu.

The Nation’da yayımlanan makalesinde Ira Helfend ise tüm bölgeyi ve Avrupa’yı etkileyecek risk bu kadar yüksekken, “Neden bu tehlikeyi göremiyoruz?” diye soruyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram