“15 Temmuz’u unutturmayacağız diyorlar ya; ben de onlara bu utancı unutturmayacağım”

Mahpus askeri okul öğrencisi Furkan'a 6 yıl sonra kavuşan Melek Çetinkaya: Hani '15 Temmuz’u unutturmayacağız' diyorlar ya ben de onlara bu utancı unutturmayacağım. (Öldürülen) Murat’ın ve Ragıp’ın adını Hava Harp Okulu'na yazdırmadan benim mücadelem bitmeyecek.

SELAHATTİN SEVİ 22 Haziran 2022 KRONOS ÖZEL

15 Temmuz’da darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla müebbet hapis cezası verilen askeri okul öğrencilerden 67’si daha tahliye edildi. Yargıtay, Sultanbeyli Davası’nda yargılanan 116 Hava Harp Okulu öğrencisinden 67’si hakkında verilen cezayı bozdu ve tahliyeler ardı ardına geldi. Mahpus askeri okul öğrencileri için verdiği hukuk mücadelesiyle Türkiye’nın yakından tanıdığı Melek Çetinkaya’nın eski Hava Harp Okulu 1. sınıf öğrencisi oğlu Taha Furkan Çetinkaya (26) da özgürlüğüne kavuşan gençler arasındaydı.

6 yıldır kendi oğlu ile birlikte bütün Harbiyeliler için mücadele eden anne Melek Çetinkaya ilk şaşkınlığını ve yaşadıklarını henüz kendi evlerine ulaşamadan yolda Kronos ile paylaştı.

Tebrikler Melek hanım, altı yılın sonunda oğlunuz özgürlüğüne kavuştu. Taha Furkan’ın en son ne zaman görmüştünüz?

Tahliye edildiği günün sabahında, yani Salı günü sabah Furkan’ın açık görüşü vardı. Ben de gitmiştim. Dönüşte uzun süren bir yolculuk yaptığım için Bayrampaşa’da bir arkadaşa gittim ve orada uyudum. Uyandığımda saat 19:45’ti. Bir Harbiyeli aradı “Melek abla senin oğlun da tahliye oldu mu? Üç kişi tahliye olmuş.” dedi. “Benim haberim yok. Sen nereden duydun?” diye sordum. Meğer haber Silivri’de koğuşlara da gitmiş. Telefon görüşü olan üç çocuk da “tahliye oluyoruz” diye ailelerini aramışlar. Hemen avukatımızı aradım. Avukat, “Şimdi UYAP’a bakıyorum. Daha henüz kimlerin tahliye olduğu düşmedi” karşılığını verdi. Birkaç saat bekledikten sonra, 23 kişinin adı düştü. O 23 kişinin arasında benim oğlumun adı da vardı. Ondan sonra hızlıca yaklaşık bir içinde cezaevinin önüne gittik. Avukatımız o sırada “Tahliyeler devam ediyor, sayı artıyor” dedi ama maalesef tahliye sayısı 67’de kaldı. O arada isimler açıklandıkça biz de ailelere haber verdik. Hep “Siz bu çocukların hepsini bir gecede aldınız ve bunlar bir gecede topluca çıkacaklar” diyordum. Tam sevinç yaşamak istiyordum ama bu henüz nasip olmadı. Hiçbirinin diğerinden farkı yok. 116 askeri öğrencinin olduğu dosyadan şu an için sadece 67 öğrenci tahliye olmuş oldu?

Diğerlerinin durumu nedir? Onlar neden tahliye edilmedi?

Diğerleri için henüz net durumu bilmiyoruz. Yargıtay’ın kararını tam olarak görmediğimiz için bilemiyorum. Bildiğimiz şey, ankesörü ve tanığı olanları tahliye etmedikleri yönünde. Diğerlerinin de ilk mahkemede  özgürlüğüne kavuşacaklarını umut ediyoruz. ‘Örgüt’ üyeliğinden ceza alsalar bile cezaları 6 yıl 3 ay olacak. Bu çocuklar şu ana kadar 9 yıl 6 ayın karşılığını yattı. Diğerlerinin de mahkemede tahliye olması gerekiyor.

ÖNCE RÜYADA GÖRDÜ, SONRA GERÇEK OLDU

Salı günü görüşe geldiğinizde oğlunuzun tahliyesi içinize doğmuş muydu? Bir belirti var mıydı?

Salı günü görüşe geldiğimde Furkan benden kitap istemişti sınav için, onları getirmiştim. O gün yavrularım çıktı. En son görüşte morali çok iyiydi. Bana “Hiç sıkıntı yapma az kaldı çıkacağız” dedi. Ben onu rüyamda cezaevinden çıkarken görmüştüm, onu Furkan’a anlattım. O da bana “O da olacak inşallah” dedi.

Bir anlamda rüyanız gerçek olmuş oldu…

Oğlumun adının listede olduğunu söylediler ama görmeden inanmayacağımı söylemiştim. Furkan’ı minibüsten indirdikten sonra elinde poşet bana yürürken hissettiğim duygunun lezzeti bambaşka bir şeydi. O duyguyu tarif edemem. Rabbim o duyguyu herkese yaşatsın. Ama isterdim ki bütün çocuklar çıksın. Yaşadığımız mutluluk hissi bir müddet sonra yerini hüzne bırakıyor. Çünkü içeride daha çok çocuk var. Hepsini almadan, sadece öğrenciler değil erleri de almadan tam mutluluk yaşamayacağız. 4 günlük er Ahmet Özdemir içeride, 5 aylık Çoban Recep halen daha içeride. Adalet henüz gelmiş değil. Ben halen daha adaletin tesis edilmiş olduğunu düşünmüyorum. Bir nebze de olsa bu zulmün içinde bize bir nefes kapısı açıldı ama o zulüm bitmedi daha.

MÜCADELEM BİTMEDİ

Siz sokaklardan televizyon ekranlarına, toplantılardan tek kişilik yürüyüşlere büyük bir mücadele verdiniz oğlunuzun ve Harbiyelilerin mücadelesi için. Ne hissediyorsunuz?

Bu mücadeleye benim bir katkım olduysa ne mutlu bana. Ama en azından yaşananları tüm dünyaya duyurduğuma inanıyorum. Dünyadaki bütün ülkeler, Türkiye’deki 19 yaşındaki askeri öğrencinin darbeden müebbet ceza aldığını duydu ve utanç kaynağı olarak bu Türkiye’ye yeter. Bu tarihe geçti ve bu utanç ömür boyu yakalarında olacak. Hani 15 Temmuz’u unutturmayacağız diyorlar ya ben de onlara bu utancı unutturmayacağım. Murat’ın ve Ragıp’ın adını Hava Harp Okuluna yazdırmadan benim mücadelem bitmeyecek.

FURKAN DENİZİ GÖRDÜ

Oğlunuzun durumu nasıl, kızınızın paylaştığı videoda “Benim şapşal oğlumu da bırakmışlar” diyorsunuz?

Oğlum şu an çok şaşkın. Furkan’a bir arkadaşım sarıldığı sırada ‘’Bunun şapşal oğlunu da bırakmışlar’’ dedim. Furkan da “Şu an ben de şapşal gibiyim, yaşananları algılayamıyorum” dedi. Çocuklar 6 yıldır gökyüzünden başka bir şey görmüyordu. Birden bire denizi, trafiği, şehirleri görüyor ve algılayamıyor. Arabada sürekli midesinin bulandığını söyledi. Çıktığı günün sabahına kadar telefonla konuştu. Telefonlar susmadı ki…

Fotoğraflarda ve videolarda oğlunuzu dinç ve sportmen, elbette yakışıklı gördük. Bitkin değildi…

Furkan, cezaevinde sporu hiç bırakmadı. Sürekli sporuna devam etti. Ellerinde nasırlar var barfiks çekmekten. Cezaevine girdiği kilo neyse çıktığı kilo da o oldu. Ama yaşlanmışlar bunu net şekilde fark ediyorsunuz. İçeri girdikleri zamanki fotoğraflara bakınca aradaki farkı görebiliyorsunuz.

Furkan’ı bir süre rahat bırakmak için ona soracaklarımı da size sormak istiyorum. Bundan sonraki plan ne?

Furkan’ın Ankara Üniversitesi’nde kaydı vardı ama devamsızlıktan dolayı atmışlardı. Şimdi onlarla uğraşıp bir okula gitmek isterse onu halletmek istiyorum. Ankara Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği okuyordu. Onun dışında arabayı vereyim gezsin istiyorum. Bu süreçte bize destek olan sevdiğimiz saydığımız insanları ziyaret etmek istiyoruz. Bütün planlarım bu. İlk etapta Murat ve Ragıp’ın kabirlerini ziyaret edeceğiz. Furkan, onların aileleri ile görüştü telefonla ilk etapta.

ADALETİN GELDİĞİ FALAN YOK

Mücadeleniz ve sözünüz bitmediyse kime ne söylemek istersiniz?

Benim çağrılarım Adalet Bakanlığı’na ve Milli Savunma Bakanlığı’na devam edecek. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, çocuklarımızın masum olduğunu söylemek zorunda. Askeri öğrencinin statüsünün ne olduğunu en iyi bilen kendisidir. Çocukların hepsi çıkana kadar bu anlamda Bekir Bozdağ ve Hulusi Akar’a çağrılarım devam edecek. Şu an adaletin geldiği falan yok. Şu an çok mutlu olduğumuz söylenemez. Çocuklar da mutlu değil. Koğuşta arkadaşlarını geride bıraktılar. İçerideki neden kaldığını, çıkanlar da onların neden içeride olduğunu bilmiyor. Kendilerinden farkı olmayan çocuklar içeride kaldı. Furkan’ın koğuşunda 25 kişi Sultanbeyli dosyasından vardı 16’sı çıktı. Furkan çıkar çıkmaz “Hemen bir şeyler yapmaya başlayalım ki arkada kalanlar için mücadele edelim” dedi. Arkadaşları için her şeyi yapmak istiyor.


 

Mücadeleye devam yani…

Dediğim gibi bütün askeri öğrenciler masumdur, hepsi tahliyeyi hak ediyor. Bir an önce tahliye olmalılar ve elimden geleni yapmaya devam edeceğim.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram