Edirne’deki Saray’dakine hesap sordu

Erdoğan'ın Öcalan hamlesine karşı defans yapmadı Selahattin Demirtaş, haksız bir şekilde 5 yıldır tutuklu olduğu cezaevinden hesap sordu.

DOĞAN ERTUĞRUL 17 Ocak 2022 GÖRÜŞ

Siyasetin dili tutuldu. Erdoğan’a anladığı dilden, tumturaklı ifadelerle laf yetiştiren Akşener bile ‘ayıp’ diyebildi sadece. Ayıp. İYİ Parti yönetimi tepkinin yetersiz kaldığını fark etmiş olmalı ki Aytun Çıray, ‘Öcalan’ı yargı yerine koyuyor’ mealinde bir açıklama daha yaptı.

CHP sus pus. Tanrıkulu’nun açıklamaları bile sönüktü ve heyacan uyandırmadı. Beğenin ya da beğenmeyin Erdoğan’ın ‘Edirne’deki İmralı’dakine hesap verecek’ açıklamasına en net tepkiyi ‘sen önce kendi vereceğin hesabı düşün’ diyerek Edirne’deki verdi.

Yani tutuklu Selahattin Demirtaş. Siyaset kumaşı başka şey.

Demirtaş, bu iki yönü riskli durumda bile çok akıllıca bir hamle ile hem dikkatleri Erdoğan’ın üzerine, vermesi gereken hesaba, hesaplara çekti; hem de kendisinin kime hesap vereceğinin altını çizdi. Yargı mercileri ve halk. Defans yapmadı, haksız bir şekilde 5 yıldır tutuklu olduğu cezaevinden hesap sordu.

Ben mi gözden kaçırdım yoksa Demirtaş’ın açıklamasının bu kısmı üzerine girmeyi riskli mi gördü Kürt siyaseti ve medyası. Aslında tüm muhalif medya. Sadece yargıya ve halka hesap veririm demekle ‘İmralı bana hesap soramaz, ben de hesap vermem’ demiş olmuyor mu Demirtaş. Erdoğan’ın şikayet ettiği, tabiri caizse ‘üzerine salarım’ diye korkuttuğu Öcalan’a da rest çekmiyor mu? Ama şimdilik ne yapacağını pek bilemeyen Kürt siyaseti bunun altını çizemedi.

Yarın iktidar ve medyası Demirtaş’ın bu açıklaması üzerinde kurabilir seçim stratejisini. Düşünsenize başlıkları ‘Demirtaş, İmralı’ya hesap vermem’ dedi. ‘Demirtaş, Öcalan’a meydan okudu’ filan. İroniye bakın. Demirtaş’ı Öcalan’ın sözünü dinlememekle suçlayabilirler. Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkarmak ya da İmralı’nın mektubunu okumaktan daha etkili olabilir umuduyla. Tutar mı? O ayrı.

Peki, siyasetin dili neden tutuldu? Çünkü herkes Erdoğan’ın hamlesini, neyi hedeflediğini anlamaya çalışıyor? Yok Erdoğan’ın her açıklamasında büyük bir strateji arayanlardan değilim. Ama İmralı çıkışı belli ki bir planın, hesabın parçası. Ne yapmak istiyor olabilir cezaevindeki Demirtaş’tan bile ödü kopan Reis?

Mahkemede Demirtaş’a karşı yeni delil olarak kullanacak hatta aleyhe tanık yapacak diyen de var, kapatma tehdidi altındaki HDP’yi ve dolayısıyla Kürt siyasetini bölmek istiyor diyen de. İkinci seçenek daha muhtemel. Aslına rücu eden Ayhan Bilgen’in attığı adımları da yakından izliyor olmalı Saray. Kürt siyasetini iyi izleyenler HDP çizgisi deneyimlidir, sonuç alamaz diyor. Ama sonuçtan ne anladığınız önemli. Yüzde1-2’lik oy oranları için yapmadığı mı kaldı Erdoğan’ın. Saadet’i hatırlayın.

Bu nedenle hamlenin ne olduğu tabii ki önemli. Ama Erdoğan’ın kullandığı dil de yapmak istediği şey kadar önemli. Alışmamak ve toplumu da alıştırmamak gerek. Nelere alışmadık ki diyeceksiniz? Siz de haklısınız ama altını çizelim; Tutuklu bir siyasetçiye, eski bir cumhurbaşkanı adayına, Demirtaş’a, ‘tecritteki PKK liderine hesap vereceksin’ dedi. Kim? Ülkenin cumhurbaşkanı. İmralı’ya verilen paye bu. Devletin, yargının hesap sorma hakkını yetkisini kime veriyor, retorik bile olsa tecritteki Öcalan’a.

İstanbul seçimleri öncesi de televizyonda Öcalan’dan ‘Apo’ diye söz etmişti Erdoğan. Unutmayalım; PKK tabanı için ‘önderlik’ olmadan önce ‘Apo’ idi Öcalan. Herhangi bir HDP’li ya da muhalif söylese bu sözü neler gelir başına. Ama Erdoğan milyonların huzurunda söylüyor.

Sonra gelsin Cumhur İttifakı’nın ve Erdoğan’ın CHP-HDPKK-İP el ele retoriği.

Muhalefet şunu bile topluma anlatamıyor ya…

Neyse ki Edirne’deki var.