Kılıçdaroğlu: Kaşıkçı davasında enayinin kim olduğu ortaya çıktı

Erdoğan'ın Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi davasına ilişkin Suudi Arabistan'ı kast ederek sarf ettiği "Bunlar insanları enayi zannediyorlar" sözünü hatırlatan CHP lideri, "Şimdi enayinin de kim olduğu ortaya çıktı" dedi.

KRONOS 12 Nisan 2022 GÜNDEM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Başkonsolosluğu’nda öldürülmesine ilişkin İstanbul’da açılan davanın Suudi Arabistan’a devredilmesiyle ilgili çok sert ifadeler kullandı.

“Egemenlik hakkının” devredildiğini savunan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kaşıkçı davasına ilişkin iddialı sözlerini hatırlatarak, “Enayi diyordu onlara, enayinin de sözünde durmayanın da kim olduğu ortaya çıktı” ifadesini kullandı.

Partililerden anketlerdeki kararsızların ikna edilmesini isteyen CHP lideri, “Bazı anketlerde kararsızlar olduğu söyleniyor. Kararlılığımızı, çözümlerimizi onlara anlatacaksınız. Sevgiyle, hoşgörüyle, kararlılıkla anlatacaksınız. Bunlar kararlı, bunlar çözümler konusunda hazırlar, ülkeyi artık teslim edebiliriz, var olan sorunların tek çözümü CHP diyeceklerdir. Niçin diyecekler? Memleketin iyi yönetilmediğini görüyorlar” ifadelerini kullandı.

‘TOPLUMU BÖLMEYEN BİR İKTİDARA İHTİYAÇ VAR’

“Toplumu bölmeyen, barışçıl bir dil kullanan bir iktidara ihtiyaç var” diyen Kılıçdaroğlu, “O iktidarın adı Millet İttifakı ve CHP’dir. Şöyle görüyor vatandaş, devlet kadrolarının kimlerin hangi torpillerle yerleştiklerini görüyorlar. Yaşıyorlar, kendi hayatlarında yaşıyorlar. Haksızlıkları görüyorlar, hak etmediği halde belli yandaşların belli görevlere getirildiklerini görüyorlar. Havuz medyası tam aksini söylese de vatandaşımız bunların tamamını biliyor” diye konuştu.

‘BU HANELERİN SÖZCÜSÜ OLARAK ELEKTRİK FATURAMI ÖDEMİYORUM’

Faturasını ödeyemediği için 3,5 milyon kişinin elektriğinin kesildiğini hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Bu hanelerin, iş yerlerinin temsilcisi, sözcüsü olarak elektrik faturamı ödemedim ve ödemiyorum. 3,5 milyon hanenin sözcüsü kim olacak? Bu haksızlığı, insafsızlığı yapan iktidarı 84 milyona nasıl anlatacağız? Tarihi sorumluluğumuz var. Türkiye’yi buradan çekip çıkarmak zorundayız. Onurlu, üreten, güçlü yeni bir Türkiye’yi inşa etmek zorundayız. Elektrik ödenmiyor ama bir1 milyon 93 bin hanenin doğalgazı kesildi. Kışın ortasında. İktidar sahipleri bunun ne kadar farkında? Biz halkın partisiyiz, biz halkın sözcüsüyüz, halkın dertlerini dile getirmek zorundayız. Adımız CHP. Her mağdurun yanında olmak bizim namus borcumuz, bunu yapacağız.”

‘İŞSİZLİĞİN AZALDIĞINI KÜLAHIMA ANLATIN’

TÜİK’in işsizliğin azaldığına dair verilerini paylaşan CHP lideri, “İşsizlik azaldı diye talimat veriyorlar, siz onu benim külahıma anlatın. Açım, iş arıyorum, doktora yaptım işsizim diye feryat ediyorlar. Halkı kandırmaya çalışıyorlar. 60 temizlik işçisi için 53 bin kişi başvuruyor Şanlıurfa’da. Hani beğenmiyorlardı? Bunların yönetme güçleri yok. Yönetme bilgileri de yok. Hazır para ile idare ettiler. Malları, sigorta şirketlerini, bankaları sattılar. Deniz bitti şimdi ne yapacaklarını bilmiyorlar. Şimdi de Türkiye’nin itibarını satıyorlar para pul için” dedi.

‘KAPILAR AÇILSIN DİYE DEĞİL, EVLATLARIMIZIN HUKUKUNU KORUMAK İÇİN ORADAYIM’

Daha önce TÜİK’e gittiğini ve içeri alınmadığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, son olarak Et ve Süt Kurumu’na da gittiğini ancak içeri alınmadığını hatırlattı. “TÜİK’e gittim ve açıklama yaptım. Böylece o kurumda namuslu bürokratlar seslerini çıkardılar, üst düzey yöneticiler kalmadı bazıları da istifa ettiler” diyen Kılıçdaroğlu, “(Et ve Süt Kurumu) Bir kurumun başındaki kişi ‘kuyrukları bitirmek için ete zam yaptık’ diyorsa, bunu sıradan bir basın toplantısı yaparak kamuoyu ile anlatırsanız bu doğru olmaz. Oraya gitmelisiniz. Orada açıklamalısınız. Haksızlığın ne olduğunu söylemelisiniz. Yanlışları dillendirmelisiniz. Bazı enteller var ‘Kılıçdaroğlu gitti kapılar kapandı’. Ben kapılar açılsın diye değil, evlatlarımızın hukukunu ve hakkını korumak için oradayım, kapıyı açarlar veya açmazlar” şeklinde konuştu.

‘SUUDİ ARABİSTAN’A HAVALE ETTİ’

Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da, Suudi Başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin açılan davanın kapatılan fail olan Suudi Arabistan’a devredilmesiyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski sözlerini hatırlatarak çok sert ifadeler kullandı. “Beni üzen devletin itibarını satmaları…” diyen Kılıçdaroğlu, “İstanbul’da Suudi konsolosluğunda bir cinayet işlendi. Ses kaydı var, servis edildi, cinayetin burada olduğu belli. Her şey meydanda. Erdoğan, ‘Bunlar insanları enayi zannediyorlar, Suudi yöneticilerine sesleniyorum. Bu millet enayi değil, suçun işlendiği yer İstanbul, bunu İstanbul mahkemelerinin yargılaması gerekir.’ Doğru mu doğru. Destek verdi. Ne oldu? Bu davayı aldı Suudi Arabistan’a havale etti” şeklinde konuştu.

‘DEVLETİN EGEMENLİK HAKKI SUUDİ ARABİSTAN’A DEVREDİLDİ’

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben AK Parti’ye, MHP’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum. Türkiye’de işlenen cinayeti, Türk milleti adına karar vermesi gereken mahkemenin itibarını, egemenlik hakkını Suudi Arabistan’a devrediyorsun. Enayi diyordu onlara, enayinin de sözünde durmayanın da kim olduğu ortaya çıktı. Devletin egemenlik hakkını Suudi Arabistan’a kimlerin devrettiği ortaya çıktı. Biz bu milleti kurarken, mücadele ederken para için mi yaptık? Egemenlik hakkını vereceksin, sen yargılaya diyeceksin. Ben yargılamıyor muyum? Para var işin ucunda. Bahçeli de buna evet diyecek. Nasıl milletçiyse ben anlayabilmiş değilim. Bir devletin egemenlik hakkı başka ülkeye devredilir mi ya?”

‘KİM İSRAF YAPARSA KAPININ ÖNÜNE KONULACAKTIR’

İktidar olduklarında ilk yapacakları şeyin “israfa son vermek” olduğunu kaydeden CHP Genel Başkanı, “Arabalar, yatlar katlar uçaklar yok. Bunlar yok. İsraf yok. İsraf haramdır bize göre, onlara göre helaldir. Ne kadar israf yaparsanız itibar o kadar artar sanıyorlar. Adrese teslim ihaleler, kira saltanatları, 5 6 yerden maaş alanlar… Bir genelge ile bunları bitireceğiz. Bürokraside kim israf yaparsa kapının önüne koyacağız” dedi.

‘DEVLETTE SOYGUN DÜZENİNİN DİŞLİLERİ LİYAKATSİZ BÜROKRATLARDIR’

Kamu ihalesi verilen şirketler için kullandığı “5’li çete” ifadesinin engellenmeye çalışıldığını kaydeden CHP lideri Kılıçdaroğu, “Mahkemeden karar çıkarmışlar ‘Kılıçdaroğlu 5’li çete demesin’ diye. Sarayın savcıları, hakimleri ile yapıyorlar bunu. El ele vermişler, Kılıçdaroğlu’nu nasıl sustururuz… Sizin feriştahınız gelse beni susturamaz. Devlette soygun düzeninin dişlileri liyakatsiz bürokratlardır. Bunların tamamını bürokrasiden ayıklayacağız. İşi ehline teslim edeceğiz. Vatandaştan kim para isterse, kim yolsuzluk yaparsa onunla yollarımızı ayıracağız. Saraya sadık olanlar değil, vatanına milletine sadık olanlarla çalışacağız” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının devamında öne çıkan bölümler şöyle:

‘MECLİS’TE TÜGVA’NIN HİZMETKARLIĞINI YAPANLARIN İŞİ YOK’

“Siyaseti kirlilikten arındıracağız. Meclis’te rüşvet alanın, üç kağıtçının, TÜGVA’nın hizmetkarlarlığını yapanların işi yok. Milletin temsilcileri olacak. İlk kanunlardan biri siyasi ahlak kanunu olacak. Siyasetçinin ahlaklı olması lazım. Rüşvet yiyen adamdan siyasetçi olmaz. Beytülmale el uzatan, torpil yapan adamdan siyasetçi olmaz. Buraya gelen milletvekili sarayın değil, büyük Türk milletinin temsilcisi olacak doğrudan.”

‘DIŞ POLİTİKAYI 180 DERECE DEĞİŞTİRECEĞİZ’

“Dış politikayı 180 derece değiştireceğiz. Türkiye’nin itibarı üzerine inşa edeceğiz. Göçmenler, sığınmacılar geliyorlar. Bu millete söz verdim, Allah nasip ederse iktidarımızda en geç iki yıl içinde Suriyeli kardeşlerimizi özgür iradeleriyle kendi ülkelerine dönmelerine imkan sağlayacağız. Sığınmacılar geldiler Türkiye’de hapsedildiler, Avrupa istemiyor. Saray ve şürekası da onların korumasını yapıyor. 50 milyar dolar para harcandı, hangi Suriyeli rahat? 50 milyar dolar Suriyelilere verilmedi eminim, onu da iç ettiler, yediler. 50 milyar doları onlara versen hepsi han hamam sahibi olmuştu.”

‘İÇİŞLERİ BAKANLIĞI LİSTEYİ VERİYOR, BUNLARI TC VATANDAŞI YAPIN DİYOR’

“Suriyeliler nereye gidiyor? Fakir fukaraların oturduğu mahallelere gidiyorlar. Orada yaşamaya çalışıyorlar. Aynı evde 4 5 aile yaşıyorlar. Kalktılar, Jandarma Göç İdaresi güzelleme yapıyor, şiirler. Bir tweet attım, sorularım basit. Sığınmacıların eski kimlik bilgileri elinizde mevcut mu, tanıyor musunuz diye sordum. Oturuyor İçişleri Bakanlığı, taşraya yazı gönderiyor, listeyi veriyor bunları TC vatandaşı yapın diyor. Sen bunları tanıyor musun? Konuştuğum biri dedi ki, ‘Biz de tanımıyoruz, adamın böyle bir telefonu da yok, Türkçe de bilmiyor ama bize vatandaşlığa alın diyorlar’ dedi. Bahçeli duyuyor mu bunları? O da biliyor. Kaçına vatandaşlık verdiniz, hangi soruşturmalardan geçirdiniz dedim. Tık yok. Cevap yok, hakaret var. Benim sorularım vatanını seven herkesin sorması gereken sorular oysa.”

‘UTANMASALAR DİYECEKLER Kİ BİZE OY VERMEMEK HARAMDIR’

“Bahçeli hayat pahalılığı konusunda, ‘zamlar, hayat pahalılığı hepsi geçicidir, Müslüman’a karamsarlık haramdır’ demiş. İslam alemine fetva veriyor. Utanmasalar diyecekler ki bize oy vermemek haramdır. Bu beylere göre, çalmak, yolsuzluk yapmak, garanti ödemeleri adı altında bütçeleri peşkeş çekmek, 128 milyar doları iç etmek haram değil, karamsarlık haram. Millet para nereye gitti diyor, bu haramdır, oraya girme diyorlar. MHP’ye üzülüyorum, köklü bir partiydi. Böyle bir pozisyona düşmemeliydi.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram