Feminist sanatçıların portreleri Berlin’de

Fotoğrafçı Sibylle Fendt tarafından çekilen ve sanat dünyasında feminist çalışmaları ile öne çıkan kadın sanatçıların portreleri Berlin'de sergileniyor. 

MEHMET ARDA DURU 19 Mayıs 2022 FOTOĞRAF

Fotoğrafçı Sibylle Fendt, Berlin f³ – freiraum für fotografie galerisinde açtığı fotoğraf sergisinde feminist kadın sanatçıların portrelerini sergiliyor. Fendt’in sergisi, çalışmalarında toplumsal cinsiyet rollerini ve kimliğini öne çıkaran feminist kadın sanatçıların portrelerinden oluşuyor.

Çalışmalarında sanat dünyasında kadının rolüne odaklanan Fendt, 6 Mayıs ile 19 Haziran arasında açık olan sergide çalışmalarının merkezinde kadınlığı değil, feminizmi koyduğunu belirtiyor. Sanatçı, “Fotoğraflarım cinsiyetleri değil, kişilikleri gösteriyor” ifadelerini kullanıyor.

MODERNİZE EDİLMİŞ ‘KLASİK PORTRELER’

Orta format analog bir kamera ve filmlerle çalışan sanatçı, ‘geleneksel sanatçı portresi’ türünü çok başarılı bir şekilde modernize ediyor. Fendt, 2021 yılından bu yana feminist kadın oyuncuların, yazarların, müzik ve film yapımcıların portrelerini çekiyor.

Sibylle Fendt ayrıca portresini çektiği sanatçılar ile kısa röportajlar da yaptı. Alman Der Spiegel gazetesinde yayınlanan röportajda Fendt, feminizmin sadece kadınlar için eşitlik olmadığını, herkes için eşit muamele olduğunu belirtiyor.

Fendt’in röportaj yaptığı sanatçılardan bazıları şöyle:

BETTİNA HOPPE, OYUNCU

“Kendi işiniz için para isteyin. Büyük işler için büyük para talep edin. Düşük ücretle çalışmak ölümcül feminist günahtır.”

FATMA AYDEMİR, YAZAR

“Benim için feminizm, her şeyden önce sınıf mücadelesi demektir. Yönetim kurullarında daha fazla kadına ihtiyacımız yok. Kadınların, kadın okurların ve diğer herkesin sömürüsünden yararlanan yönetim kurularından kurtulmamız gerekiyor. Benim için 21. yüzyılda feminizm, mücadelelerimizi küresel bağlamlarda düşünmek anlamına geliyor.

Uzak bölgelerde kadınlar ve eşcinseller acı çekerken, kendi mahallemin sorunlarıyla olduğu gibi bununla da mücadele etmek istiyorum. Toplumun biz kadınlardan ve transgender insanlardan beklentilerini kırmanın en iyi yolu bir araya gelmektir. Tek bir kişi ataerkil düzeni yıkamaz. Ama eğer kendimizi organize edersek, o zaman bir tehlike haline geliriz. Ve tehlikeli olmak iyidir.”

HENGAMEH YAGHOOBIFARAH, GAZETECİ VE YAZAR

“Feminizm, sadece bir etiket ya da trend değil, politik bir pratik olduğu için hayatımın her alanında rol oynuyor. Bu, dikkatim, ücret ve bakım işim ve diğer kaynaklarım öncelikle LBTQ insanlarına yöneliktir. Aynı zamanda, kapitalist bir sistemde tüm ücretli emeğin feminist olamayacağının farkındayım. Sınıf mücadelesi olmadan feminizmin hiçbir değeri yoktur. Çünkü bu, hali vakti yerinde birkaç kadını başkalarının sırtından zenginleştirmek değildir. Feminizm, elbette kapitalist olanlar da dahil, tüm sömürü ilişkileriyle savaşmalıdır.”

MARTINA BERTONI, MÜZİSYEN

Cinsiyet rolleri; beden, iş, düşünce, yaratıcılık ve kimlik üzerinde kontrol ve güçle ilgilidir. Bizi özgürleştirebilecek şey kişinin kendine, kendi hikayesine duyduğu derin güvendir. Yaptığım müzik kimliğimin bir parçası. Bu kimliğe değer verildiğinde, bağlantılar kurduğunda güzel. Aynı zamanda, yaratıcı özgürlüğümü ve bireyselliğimi cinsiyete özgü beklentilerden tamamen kopmuş hissediyorum. Benim için önemli olan, kişinin kendi hikayesine izin verilmesi, onun ortaya çıkıp güçlenebilmesidir. İşler ancak evrimleştiğimize güvenirsek değişebilir.

PEACHES, MÜZİSYEN VE PRODÜKTÖR

“Ellerimizi havada tutmaktan bıktık”

Diğer kadın sanatçılar ise şöyle:

Annegret Soltau, Sanatçı
Erika Stürmer-Alex, Sanatçı
Heinrich Horwitz, Oyuncu, Koreograf ve Yönetmen
Ina Holub, Aktivist
Catherine Bosse, Fotoğrafçı
Kristin Lerch, Dansçı, Sanatçı ve Söz yazarı
Maria Sturm, Fotoğrafçı
Sky Deep, Yapımcı, DJ ve Film yapımcısı
Albertine Sarges, Müzisyen
Miriam Glinka, Sanatçı
Goodyn Green, Fotoğrafçı ve Yönetmen
Cora Frost, Şarkıcı ve Oyuncu

Ziyaret ve ayrıntılar için tıklayınız.