Erdoğan’dan önce ‘ineklere aşığım’ demişliği var: Bir Ethem Sancak portresi

Kimilerine göre Ethem Sancak Katar’lı ortağını kazıklamaya çalıştığı için aforoz edildi ve yeniden Erdoğan'nın gözüne girebilmek için hamle yapıyor. Kimine göre ise çoktan yuvasına yani Perinçekgiller’in yanına döndü. Ama ‘Erdoğan tanıdığım en büyük ulusalcıdır’ lafını nereye koyacağız bilemiyorum.

FİKRİ DOĞAN 06 Mart 2022 PORTRE

Geçtiğimiz hafta Doğu Perinçek vakasına parmak bastık ya portre köşemizde. Meğer ne çok merak eden varmış Perinçekgiller’i? Okudukça dimağı açılmış okurların. ‘Daha neler vardı da yerim dardı’ diyeyim siz Aydınlıkçı yapıyı anlayın. Tam da ‘Bu hafta kime dokunsam?’ diye düşünürken Ethem Sancak düştü önüme. Aydınlıkçı Vatan Partisi durumdan vazife mi çıkarmış yoksa vazifelendirilmiş mi orası muallakta, atlamışlar uçağa ver elini Rusya demişler. Kimler yok ki Vatan Partisi’nin heyetinde, eski askerler, eski istihbaratçılar… Bir de iş insanı kişilik varmış meğer heyette: Ethem Sancak.

Malum Rusya Ukrayna’yı işgal ediyor, ortalık kızıl kıyamet. Başta Erdoğan olmak üzere devlet-i alimizin büyükleri Ukrayna’nın yanında saf tuttu. Ukrayna da habire ‘Türkiye’den aldığımız SİHA’larla şöyle vurduk böyle vurduk’ diye çıkıp çıkıp konuşuyor. Anladık ki, Perinçekgiller durumdan vazife çıkardı ya da Erdoğan el altından Rus tepkisini yumuşatmaya çalışıyor. Bitti mi bitmedi. Perinçek ekibiyle birlikte Rusya’ya giden Ethem Sancak bir de Rus televizyonuna çıkıp, ‘NATO üyeliği Türkiye’nin geçmişten gelen ayıbıdır. NATO geçmişten gelen kanserdir, urdur. Teröristleri destekleyen, 2016’da darbeye kalkışan da NATO’dur” dememiş mi. Sancak bununla da bırakmamış, Rusya’nın haklı olduğunu savunup, Ukrayna’nın kullandığı SİHA’lar için, “Bayraktar’ları satarken böyle kullanılacağını bilmiyorduk” bile demiş. Putin bunu yer mi? Yemez.

BECERİKLİ ABDULLAH BEY VARDI ESKİDEN ŞİMDİ ETHEM SANCAK VAR

Buraya kadarını anladık diyelim. Peki ‘Rusya’ya giden o ekipte Ethem Sancak’ın ne işi varmış?’ diyenler için bakalım Ethem Sancak kimmiş de neden oradaymış?

Bilenler bilir, bir Abdullah Tivinikli vardı. ‘Becerikli Abdullah Efendi’ derlerdi ona. Tabii ki de AKP’ye Erdoğan’a yakın bir isimdi. Aldığı ballı ihaleler, devlet kıyakları falan ile malı götürmüş bir isimdi. ‘Şahsımın’ şahsına tanıdığı ayrıcalıklar sayesinde ünlü olmuştu. Sonra dünya ömrünü tamamladı Abdullah Tivinikli. Ne ‘Şahsım’ın bir faydası oldu ne de malının mülkünün. 2018’de hakkın rahmetine kavuştu. ‘Allah adaletiyle muamele etsin’ diyelim işimize bakalım.

Neden anlattım Becerikli Abdullah efendiyi. Çünkü Ethem Sancak’ın yanında Abdullah Tivinikli çırak bile olamaz da ondan. Düşünün Ethem Sancak’ı siz artık. Ya da durun düşünmeyin ben yazayım.

ERDOĞAN’A AŞIK OLDUM’DAN ÖNCE ‘İNEKLERE AŞIĞIM BEN’ DEMİŞLİĞİ VAR 

“Erdoğan’ı gördükçe aşık oldum, böyle bir ilahi aşk iki erkek arasında olabiliyor” sözleriyle manşetlere çıkmıştı zamanında Ethem Sancak. Böyle BMC’nin falan yok pahasına şahsına verildiği bir dönemdi. Biraz araştırınca gördük ki, Erdoğan Ethem Sancak’ın ne ilk ne de son aşkıymış. Sancak, musluğun başında kimi görürse ona ilan-ı aşk ediyormuş.

Hani Fuzuli’nin meşhur bir şiiri var ya,

‘Bende Mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var

Aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var’

diye. O aşık-ı sadık Ethem Sancak’ın ta kendisiymiş meğer. Seneler 2004’ü gösterdiğinde bir TV kanalına çıkıp, ‘İneklere aşığım ben. İneklere aşık olmadan verim alamazsınız’ demiş. Tam o dönemde hayvancılık alanında yatırım yapıyormuş Sancak. Sonra meraların ve tarım alanlarının devri ile ilgili bir tasarı konuşulurken, dönemin Tarım Bakanı Mehdi Eker’e ilan etmiş aşkını. ‘Mehdi Eker müthiş vizyoner. Söylediğim her konuda uzlaştık’ falan demiş gazetelere. Aynı günlerde bir tape düşmüş ortalığa. Ethem Sancak karşısındakine, ‘’Bu tarımın modernleşmesi gerekiyor. Bu tarımın köylünün de elinden alınması gerekiyor. Sayın bakanımla o noktada zaten bir araya geldik ve o günden bugüne ben bu bakana aşık oldum’’ diye aşkını ilan etmiş. Allah var. İlan-ı aşk ettiği kimse de ona karşı boş değilmiş. Ne istedilerse vermişler Ethem Sancak.

PERİNÇEK’İN KURDUĞU PARTİDE TEMSİLCİLİK, DERGİDE MUHABİRLİK YAPTI 

Biyografisine göre 1958 yılında Siirt’te doğmuş Ethem Sancak. Her fırsatta üstüne basa basa dile getirdiği için biliyoruz. Arap bir ailenin oğlu olarak doğmuş. Ailenin Osmanlı döneminde Mısır’dan göçtüğünü biliyoruz. Sonradan ailenin ‘seyyid’ olduğu da servis edildi ama ne kadar doğru bilemiyoruz. (Gerçi kızı Fatıma’ya ‘“Ey Resulullah’ın kızı Fatıma! Sen de kendini Allah’tan satın almaya çalış; zira senin için de bir şey yapamam.” diyen Peygamberin ümmeti seyyidliği bu kadar kutsar o da uzmanının konusu)

Neyse. İlk ve orta öğretimi Siirt’te bitiren Ethem Sancak, 1976’da İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olmuş. Şimdi burada bir duralım. 1958 doğumlu Ethem Sancak, 1976’da nasıl üniversiteden mezun olmuş ben anlamadım. Ethem Sancak, kendi ifadesiyle üniversitede önce sosyalist sonra da Mao’cu olmuş. Şimdi sıkı durun. Geçtiğimiz hafta yazdığımız Perinçek portresini hatırlayın. Üniversitede Perinçek’in kurup genel başkanı olduğu Türkiye İşçi Köylü Partisi’ne üye olmuş. Üye olmak ne kelime. Partinin Doğu ve Güneydoğu Bölge Sorumluluğu bile yapmış. Üniversiteden sonra gazeteciliğe merak sarıp iki yıl Perinçek’in Aydınlık Gazetesi’nde muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmış. Sonra bakmış ki Maoculukta ekmek yok. Her şeyi bırakıp ticarete atılmış. Es Ecza Deposu ile başlayan iş adamlığı, Hedef Alliance, Hedef Ecza Deposu ve Medical park Hastaneler Grubu ile devam etmiş.

MEDİCAL PARK’IN HİKAYESİNİ BİLSENİZ KÜÇÜK DİLİNİZİ YUTARSINIZ 

Medical Park hikayesini, anlatsam inanmazsınız. Fatih’te 1995’li yıllarda muhafazakar kesime hitap eden küçük Sultan Hastanesi ile başlayan sağlık yatırımı, Türkiye’nin en büyük hastaneler zinciri olmaya kadar varmış. O küçücük Sultan Hastanesi’nin sahibi Muharrem Usta ile ‘buluşturulması’, Medicalpark adının alınması, Ankara’dan önlerinin açılması falan bir gün yazılacak ve okuyanlar küçük dillerini yutacak eminim.

Şimdi bir ara daha verelim. Şu yaş konusunda kafa karıştıran bir mevzu daha var onu da anlatıp öyle devam edelim. Dedim ya Ethem Sancak’ın doğum yılı olarak her yerde 1958 yazıyor. Kendisi de verdiği röportajlarda 1958’de doğduğunu söylüyor. Aynı Ethem Sancak bulduğu her fırsatta ‘Deniz Gezmiş’le Mahir Çayan’la siyaset yaptığından’ dem vuruyor. ‘Arkadaştık’ diye özlemle anıyor o günleri. Yanlış bilmiyorsam Deniz Gezmiş Mart 1971’de tutuklanıp, 1972’de idam edildi. Hesap hatası yapmıyorsam Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan tutuklandığında Ethem Sancak daha 13 yaşındaydı. Nasıl beraber siyaset yaptılar ve nasıl arkadaşlardı yorumu size bırakıyorum.

ERDOĞAN’LA TANIŞINCA ‘BU ARKADAŞTA İŞ VAR’ DEMİŞ, ARKADAŞ OLMUŞ

Ethem Sancak, 2001’de Tayyip Erdoğan’la tanışana kadar ‘Eski Mao’cu olarak hayatına devam etmiş. Erdoğan’ı tanıdıktan sonra ‘Bu arkadaşta iş var’ demiş olmalı ki, bir kırılma yaşamış.

Sancak, Türkiye Gazetesi’ne verdiği bir röportajda Erdoğan’la tanışmasını, ‘’Tayyip beyle 2001 yılında Siirt seçimleri dolayısıyla tanıştık. Kendimce aradığım bir adam vardı. Ama şunu da biliyorum: 100 yılda bir Türkiye’ye büyük bir adam geliyor. Tayyip Bey’i tanıdıkça, bu dönemde de onun çıktığına inanmaya başladım. Karakter yapısını, derinliğini algıladıkça o emareleri görmeye başladım.’ diye anlatıyor. Erdoğan’la tanıştıktan sonra Ethem Sancak’ın ivmesi yukarı doğru dönmüş normal olarak. Medical Park Grubu’ndaki hisselerinin büyük bölümünü ABD menşeli bir şirkete satan Sancak, eczacılık, otomotiv ve hayvancılık alanında ilerlemeye başlamış. Bu arada Sancak 2007 yılında TBMM’den ‘Milli Egemenlik Üstün Hizmet ve Onur Ödülü’ de almış.

Serde gazetecilik var ya. Sancak, (kendi ifadesiyle) Erdoğan’a destek olmak için medya sektörüne bu kez patron olarak girmiş. Star Gazetesi ile başlayan medya patronluğu Akşam Gazetesi, Sky Türk TV, Güneş Gazetesi ile devam edip Türk Medya Grubu’nu kurmasıyla devam etmiş. 2007’den sonra adı geçen televizyon ve gazetelerin yayınlarına bakınca Sancak’ın dediğini yaptığını da görürsünüz.

‘MEDYA DİBİ DELİK ÇUVAL, PARA DOLDURMAYA ÇALIŞINCA ALTTAN DÖKÜLÜYOR’

Başta dedim ya Becerikli Abdullah Efendi Ethem Sancak’ın yanında çırak kalır diye. Medyanın kazançlı bir yer olmadığını düşünen Ethem Sancak, ani bir kararla grubu satarak medyadan elini ayağını çekmiş. (Yakınlarına, ‘Medya dibi delik çuval gibi, parayı doldurmaya çalıştıkça alttan dökülüyor’ dediği bir dönem çok konuşuldu piyasada)

Bu arada inşaat işlerine yönelen Ethem Sancak’ın adı her zamanki gibi -kıyak geçilen iş adamları arasında geçiyordu. Nereden biliyoruz? 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonunda ortaya dökülen tapelerde, ‘Bana hep dandik yerleri verdiler. Ballı arazileri başkaları kaptı’ diye şikayet ediyordu Ethem Sancak. Karşısındaki de ‘Abi sabret bir sonraki sefere sen de ballı yer alırsın’ diye teselli ediyordu Sancak’ı.


 

Seneler 2014’ü gösterdiğinde bu kez istediği ‘ballı’ ihaleyi alıyordu Ethem Sancak. TMSF tarafından el konulan Çukurova Holding’e alt BMC fabrikası, yok pahasına Ethem Sancak’a veriliyordu. Milyarlarca dolarlık BMC’nin tamamını 751 milyon liraya satın alan Sancak, kısa bir süre sonra şirketin yüzde 49,9’unu 300 milyon dolar bedelle Katar ordusuna devretti. Sancak daha sonra, elinde kalan hisselerin yüzde 25,1’ini şimdinin firari ismi Talip Öztürk’e satarak kesesini doldurdu.

Altay Tankı ihalesi Ethem Sancak ile Katar ordusunun ortak olduğu BMC’ye verilmişti. İlk tankın 2021 yılı nisan ayında teslim edilmesi gerekiyordu.

DEVLETTEN 200 MİLYONA ALDI, YARISINI 300 MİLYON DOLARA KATAR’A SATTI

BMC vurgunu bununla da bitmedi. 2018’de Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait Sakarya’daki Tank-Palet Fabrikası 50 milyon dolar yatırım şartıyla 25 yıllığına Katar-Öztürk-Sancak ortaklığındaki BMC’ye verildi. Gerekçe olarak da ‘Devletin yatırım için kullanacak 25 milyon dolarının olmaması’ gösterildi. Sancak, devletten 200 milyon dolara aldığı tank palet fabrikasının 25 yıllık kullanım hakkının yarısını 300 milyon dolara Katar’a devretti. Yani 200 milyona aldığı fabrikanın değeri tek hamleyle 600 milyon dolara çıktı.  Sancak ve Öztürk daha sonra hisselerini Tosyalı Holding’e satarak, BMC operasyonundan da muradına ermiş olarak ayrıldı. BMC’nin sadece bir yıllık karının 2 milyar 760 milyon olduğunu da not olarak ekleyeyim şuraya.

‘ERDOĞAN TANIDIĞIM EN BÜYÜK ULUSALCIDIR’ NE ANLAMA GELİYOR

Şimdi Ethem Sancak’la ilgili çeşitli iddialar havalarda uçuşuyor. Bazılarına göre Sancak, Katar’lı ortağını kazıklamaya çalıştığı için Erdoğan tarafından aforoz edildi. O da yeniden göze girebilmek için hamle yapıyor. Diğerlerine göre Sancak çoktan yuvasına yani Perinçekgiller’in yanına döndü. Hatta 2001’deki o dönüşten bu yana zaten Perinçek’le hiç bağını kopartmadı. Bir süre önce frekans ücretini ödeyemediği için uydudan çıkartılması gündeme gelen Ulusal Kanal’ın bütün borcunu tek seferde ödediği düşünülürse ikinci iddianın sahipleri haklı görünüyor. Amma velakin kısa süre önce ettiği ‘Erdoğan tanıdığım en büyük ulusalcıdır’ lafını nereye koyacağız bilemiyorum.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram