Ekselansları Roger Federer veda ediyor

Roger Federer, sadece tenis değil bütün spor camiasına adını ‘Ekselansları’ olarak ezberletti. Birçoğu tarafından gelmiş geçmiş en büyük oyuncu olarak gösterilen Federer, emekli olacağını açıkladı.

SENA GÖKÇE 18 Eylül 2022 SPOR

Roger Federer 8 Ağustos 1981’de, İsviçreli bir baba ve Güney Afrikalı bir annenin ikinci çocuğu olarak İsviçre’nin Basel şehrinde dünyaya geldi. Anne ve babası iyi birer tenis izleyicisi olan Roger, henüz 3-4 yaşlarında raketi eline aldı. Federer 4 yaşındayken idolü Boris Becker ilk Wimbledon zaferini elde etmişti. Bu maçı televizyondan takip eden Federer, sıkı bir tenis izleyicisi olmuştu. 8 yaşında ise tenis okuluna yazıldı. Daha ilk derslerde herkesi kendine hayran bırakan bu küçük adam, gelecekte neler yapacağının mesajını vermeye başlamıştı. 10 yaşında antrenör Adolf Kacovsky’nin öğrencisi oldu. Kacovsky, Federer için ‘elinde tenis raketiyle doğan çocuk’ diyordu.

TENİSİ FUTBOLA TERCİH ETTİ

Roger Federer teniste her ne kadar iyi olsa da törpülenemeyen bir yeteneği daha vardı. Basel doğumlu Federer, aynı zamanda Basel’in futbol takımında forma giymenin hayaliyle yaşıyordu. Ayaklarını da elleri kadar iyi kullanmasına rağmen koçları onu futbol topundan uzaklaştırmak istiyordu. Federer iki alanda da çok yetenekli olduğunun farkındaydı ve bir seçim yapması gerekiyordu. 12 yaşına kadar hem futbol hem de tenis antrenmanlarını beraber götüren Federer, futbolun bir takım oyunu olması ancak teniste kazanmak ve kaybetmenin kendi elinde olduğunu düşünerek ‘Swiss Maestro’ olmak üzere tenis raketini eline aldı. Roger Federer, teniste harikalar yaratmasına yardımcı olan el-göz koordinasyonunu çocuk yaşlarda oynadığı basketbola da borçlu olacaktı.

PROFESYONELLİĞE GİRİŞ VE İLK GRAND SLAM

Federer 14 yaşında İsviçre Gençler Şampiyonu oldu. O andan itibaren gelişimi hızla devam etti. 1998’de Gençler Wimbledon Şampiyonası’nda hem teklide hem de çiftlide şampiyonluğa ulaştı. ATP’deki ilk maçına İsviçre Gstaad Açık’ta çıktı. İlk turda Lucas Arnold Ker’e yenilen Federer yılın geri kalanında fırtına gibi esti. 1999 yılını 64. Sırada tamamlayarak 18 yıl 4 ay ile sezonu ilk 100’de bitiren en genç tenisçi oldu.

Tarihler 2003’ü gösterdiğinde Roger Federer ilk Wimbledon şampiyonluğunu kazanmıştı. Bu, beş yıllık Wimbledon ambargosunun sadece başlangıcıydı. Sezon içerisinde kazandığı maçlarla sıralamanın birinciliğini Andre Agassi’den almaya çok yaklaşsa da sezon birinciliğine ulaşamadı. Federer sezon sonunda Andre Agassi’ye karşı maçını kazandı ancak yılı Andy Roddick’in arkasında 160 puan ile ikinci olarak tamamlayabildi.

HAKİMİYET 2004’TE BAŞLADI

2004 yılında Roger Federer dört Grand Slam turnuvasından üçünde şampiyonluğa ulaştı. Bunlardan biri yine Wimbledon şampiyonluğuydu. Federer’in 2004’te kazanamadığı tek Grand Slam şampiyonluğu Fransa Açık’tı. Federer 4’te 3 Grand Slam şampiyonluğu ile 1988’de Mats Wilander’dan bu yana bir sezonda bunu yapan ilk kişiydi. 2004 yılında çıktığı 17 turnuvanın 11’ini kazanan Federer dünya birinciliğine ismini yazdırdı. Roger Federer ismi, listenin birinci sırasından tam 237 hafta boyunca silinmeyecekti.

Federer’in tenis dünyasında kurmaya başladığı hakimiyet 2005 yılında da ortalığı kasıp kavurdu. 2005 yılının ilk iki Grand Slam turnuvası Avusturya Açık ve Fransa Açık Federer’in istediği gibi gitmedi. Avusturya Açık’ta yarı finalde nihai şampiyon Safin’e kaybederken, Fransa Açık’ı ise yine nihai şampiyon olan Rafael Nadal’a yarı finalde kaybetti. Ancak sırada Federer’in gözbebeği Wimbledon vardı. Federer bu Wimbledon’ı da kazanarak üst üste üç kez turnuvanın şampiyonu olmuş ve hakimiyetini tekrar göstermişti. Ardından ABD Açık’ta da Agassi’yi yenerek sezonu 2 Grand Slam şampiyonluğu ile kapatmış oldu.

Ayrıca bu sezonda Miami Açık Master’ında finalin ismi Federer – Nadal’dı. İkili ilk kez bir final maçında karşılaşmış ve yıllar sürecek rekabeti başlatmışlardı. Maçın kazananı Federer olurken 2005 yılında çıktığı 15 turnuvanın 11’inin şampiyonu oydu. Federer Temmuz 2004’ten Kasım 2005’e kadar çıktığı 24 turnuvanın tamamında final oynarken bunların 22’sinde şampiyon olarak inanılmaz bir istatistiğe imza attı. Eylül 2005’te ayağından sakatlanarak sezonun geri kalanını sakat oynadı ama sezonu yine dünya birincisi olarak tamamlamayı başardı.

KARİYERİNİN EN İYİ SEZONU 2006

2006 yılında Federer katıldığı 17 turnuvanın 16’sında finale yükseldi. Bu 16 finalin ise 12’sinde şampiyonluğun sahibi oldu. 2004’te olduğu gibi 2006’da da 4 Grand Slam’dan 3’ünü kazandı. Kaybettiği tek Grand Slam yine Fransa Açık oldu ve kazanan yine Rafael Nadal’dı. Bu final Federer ve Nadal’ın ilk Grand Slam final karşılaşmasıydı. 2006 Wimbledon fimalinde ise Federer Nadal’ı yenerek üst üste dördüncü Wimbledon şampiyonluğunu kazandı. Federer, sezonu 29 maçlık bir galibiyet serisinde bitirdi ve Fransa Açık’tan sonraki son 49 maçının 48’ini kazandı. Sezonun sonuna doğru ilk kez İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen memleketi Swiss Indoor turnuvasını kazandı. 2000 ve 2001 yıllarında ikincilik elde etmiş, sakatlıkları nedeniyle 2004 ve 2005 yıllarında bu turnuvayı kaçırmıştı.

Roger Federer

2007 yılında Federer Grand Slam şampiyonluklarına 4’te 3 ile devam etti. Avusturya Açık galibiyetiyle 10. Grand Slam’ını kazanan Federer’in kaybettiği tek Grand Slam finali 2007’de de Fransa Açık oldu. Onu yenen yine Rafael Nadal’dı. Federer ve Nadal’ın rekabeti Wimbledon’da da devam etti. Federer’in kralı olduğu turnuvada final maçının kazananı 5 setlik nefes kesen saatlerin ardından Federer oldu. Federer bu galibiyet ile üst üste beşinci Wimbledon şampiyonluğuna ulaştı. Ayrıca ABD Açık’ı tekrar kazanan Federer bu turnuvada da üst üste dördüncü şampiyonluğunu yaşadı. Üst üste dördüncü yılı da dünya birincisi olarak tamamlamış oldu.


 

WIMBLEDON SERİSİNİ NADAL BOZDU

Federer 2008 yılının ilk yarısında ciddi bir sakatlıkla mücadele etti. Bu da Federer’in başarısını bir hayli etkiledi. Avusturya Açık yarı finalinde nihai şampiyon Novak Djokovic’e yenildi. Yenilgiyle birlikte Federer’in üst üste 10 Grand Slam finali oynama serisi son buldu. Arkasından Fransa Açık ve Wimbledon’da Rafael Nadal ile final oynadı, iki finali de kaybetti. 237 haftadır oturduğu dünya birinciliği koltuğunu Rafael Nadal’a devretti. Kaybettiği Wimbledon ile 65 maçlık çim kort galibiyet serisi de sona erdi. Ardından gelen ABD Açık şampiyonluğu Federer’e bir Grand Slam daha kazandırmış oldu.

2009 yılında Nadal’ın yarı finalde elendiği Fransa Açık’ta Federer mutlak favori oldu ve kariyerinin ilk Fransa Açık şampiyonluğunu kazandı. Ertesi ay Wimbledon’ı tekrar kazandı ve bu 15. Grand Slam’i onu tekrar dünya birinciliğine yerleştirdi.

2010 yılına Roger Federer, Avustralya Açık galibiyetiyle başladı ve Andre Agassi’nin dört Avustruralya Açık şampiyonluğu rekoruna ortak oldu. 2005 Wimbledon’ından beri Federer, 19 turnuvanın 18’inde final oynamıştı. Bu kırılması imkansıza yakın bir rekordu. Ancak 2010 yılı Federer’e hakimiyetinin yavaş yavaş son bulacağını gösterdi. Federer Fransa Açık ve Wimbledon turnuvalarında çeyrek finalde elendi. Açıklarda eşi benzeri olmayan bir seri burada son bulmuştu. 2004 Fransa Açık turnuvasından bu yana Federer ilk kez yarı final göremeden elendi. Böylece Federer 6 yıl 8 ay sonra ilk kez sıralamada üçüncü sıraya düştü. Sezonun geri kalanını güçlü bir şekilde tamalayan Federer sıralamada tekrar ikinciliğe yükseldi ve üst üste 8 sezonu ilk iki sırada tamamlamış oldu.

2011 yılında Federer 8 yıl sonra ilk defa sezonu Grand Slam’siz bitirdi.Avustralya ve ABD Açık’ta yarı finalde elenirken Wimbledon’a çeyrek finalde veda etti. Fransa Açık finalini ise Nadal’a kaybetti. Eylül 2011’de Güney Afrika’daki bir ankette Federer, Nelson Mandela’nın yanında dünyanın en güvenilir ve saygın ikinci kişisi seçildi.

Federer için 2012 sezonu, 2006’dan bu yana en fazla maç galibiyetine ve 2007’den bu yana kazanılan en yüksek kazanma yüzdesine sahip olduğu sezon oldu. Kazandığı Wimbledon’ın yanı sıra güzel bir sezon geçiren Federer birincilik koltuğunu geri almayı başardı. Ayrıca Londra olimpiyatlarında ülkesine gümüş madalya getirdi.

2012-2013 yılları Federer’in sakatlıklarıyla en çok mücadele ettiği yıllar oldu. Bu yıllarda Federer ilk kez dördüncü sıranın altına düşerken, 36 Grand Slam çeyrek final oynama serisini de kaybetti. 2 yıl boyunca sadece bir Grand Slam finalinde sahne alabildi onu da Novak Djokovic’e kaybetti. 2014’te İsviçre’ye ilk kez Davis Kupası’nı kazandırdı. Bununla birlikte 2013’ten bu yana ilk kez ikinci sıraya yükseldi.

SAKATLIKLAR KARİYERİNİN SONUNU GETİRDİ: BİR EFSANE DAHA KORTLARA VEDA ETTİ

Dünya tenis tarihinin en iyileri arasında gösterilen ve yeşil kortların sevgilisi Roger Federer, ilerleyen yaşıyla birlikte ağır sakatlıklar yaşamaya başladı. Özellikle dizinde yaşadığı sakatlıklar ve geçirdiği ameliyatlar Federer’in kortlara dönüş süresini uzatmıştı. Bütün dünyayı etkisi altına alan ve 2019 yılının sonunda bütün spor organizasyonlarının iptal olmasına neden olan koronavirüs salgını, sağlıklı bir Federer’i kortlarda izlememize müsaade etmedi. Kortlara uzunn süre veda eden ve geri dönebilmek için yoğun çaba sarf eden Roger Federer, 41 yaşında tenisi bırakma kararı aldı. Tenis kortları artık ekselansları olmadan yoluna devam edecek.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram