Davutoğlu’ndan STK’lara mektup: Sakın ha ‘kol kırılır yen içinde kalır’ demeyelim

Davutoğlu, STK'lara yazdığı mektupta "Sakın ha, artık 'kol kırılır yen içinde kalır' demeyelim! Bize kaybettiren zihniyet bu işte! Şeffaflığı yok eden ve bizleri 'olduğu gibi görünmeyen, göründüğü gibi olmayan' bir topluluk haline getiren zihniyet bu" dedi.

KRONOS 09 Ağustos 2022 GÜNDEM

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Sivil Toplum Kuruluşları’na (STK) mektup yazdı. Mektupta, “Sakın ha, artık ‘kol kırılır yen içinde kalır’ demeyelim! Bize kaybettiren zihniyet bu işte! Şeffaflığı yok eden ve bizleri ‘olduğu gibi görünmeyen, göründüğü gibi olmayan’ bir topluluk haline getiren zihniyet bu” ifadeleri yer aldı. Davutoğlu, “sorumlusu ben değilim” diyerek kenara çekilmenin yanlış olduğuna dikkat çekti.

Karar’ın aktardığına göre Davutoğlu söz konusu mektupta “Ülkemizin üzerindeki kara bulutları dağıtmak için devrim gerçekleştireceğiz” dedi.

“Bugün kimsenin kimseden emin olmadığı, sivil toplum kuruluşlarımızın ‘sivil’ niteliğinin örselendiği korku iklimine nasıl gelindiğini hiç sormayacak mıyız?” sorusunu yönelten Davutoğlu, şunları söyledi:

“Yolsuzluklara karşı mücadele edilecek, tüyü bitmemiş yetimin hakkı korunacaktı. Yolsuzluğun her türü her gün yaşanırken yüzü kızarmayanların ‘dava’ diyerek hepimizin gençlik ideallerini temsil eden bu kavramı nasıl kirlettiklerini görmezden mi geleceğiz? Bireyciliğe karşı ‘şahsiyet’ inşa edilecekti değil mi; ortamına göre farklı dil kullanılan riyakâr iklimde bir şahsiyet izi bulabiliyor muyuz?”

‘DUYARSIZCA LÜKS VE ŞATAFAT İÇİNDE YAŞIYORLAR’

Davutoğlu, iktidarın lüks ve şatafat içerisinde yaşadığına dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:

“Önce ahlak diyerek çıkılan yolda ‘siyasi ahlak’ kavramının iktidardakileri bu kadar tedirgin etmesi ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘ilçe başkanı bulamazsınız’ demesi içimize siniyor mu? Hani insanları ‘güzel söz ile çağıracaktık’, insanlara güzel örnek olması gereken yüksek makamlardan kadınlara, hekimlere, öğrencilere, farklı düşünenlere yönelen nezaket dışı hitaplar kulağımıza ya da ruhumuza güzel geliyor mu?

İçinden çıktıkları halk yoksulluktan kıvranırken iktidardakilerin duyarsızca lüks ve şatafat içinde yaşaması, kamu ihalelerinin ve kaynaklarının dar bir zümre arasında paylaşılması, ‘servet bir grup elinde dolaşan bir emtia olmasın’ ilkesine ne kadar uygun? Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan, ‘bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul dağıtan’ sistem eleştirisi artık şiirlerde mi kaldı?

Nass diyerek uygulanan politikalarla dünyanın en yüksek faizinin yaşanmasının, Hazine’nin faiz borcunun anapara borcunu aşmasının nassa olan inancı nasıl sarsmakta olduğunu görmüyor muyuz Dini değerlerimizin iktidarda kalabilmek için araçsallaştırılmasının genç nesillerin dine inançlarını nasıl sarsmakta olduğu gerçeği yüreklerimizi titretmiyor mu?”

‘BİZE KAYBETTİREN ZİHNİYET İŞTE BU’

“Sakın ha, artık ‘kol kırılır yen içinde kalır’ demeyelim! Bize kaybettiren zihniyet bu işte” diyen Davutoğlu, özetle şöyle devam etti:

“Şeffaflığı yok eden ve bizleri ‘olduğu gibi görünmeyen, göründüğü gibi olmayan’ bir topluluk haline getiren zihniyet bu! Özetle, gün her şeyi açık yüreklilikle konuşma ve yüzleşme günü. Güç kaygısıyla örttüğümüz her zaaf ‘camia’daki parçalanmış ruh halini artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Sakın ha artık ‘kazanımlarımızı kaybederiz’ de demeyelim! Kazanımlarımızı güç sahibi olmak değil şahsiyet ve duruş sahibi olmak korur. Biz baskı gördüğümüz ama ahlaki üstünlüğe sahip olduğumuz dönemlerdeki samimiyetimizle 28 Şubat döneminin prangalarını kırdık, güç sahibi olup ahlaki üstünlüğümüzü kaybettiğimiz iktidar günlerinde ise şahsiyetimizi ve gençlerimizi kaybediyoruz.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram