Çin’in Uygurlara yaptığı sistematik işkencenin belgeleri medyaya sızdı

Çin polisinin Uygurlara yönelik baskıcı politikalarını gözler önüne seren binlerce belgelik bir dosya batılı medya organlarına sızdırıldı. Bir toplama kampından elde edilen belgelerde fişlemeler, fotoğraflar, kampın içinden görüntüler ve kampın işleyişine ait çok sayıda yazılı ve görsel materyal bulunuyor.

EMİR KORKMAZ 24 Mayıs 2022 DÜNYA

Çin'in Uygurlara yönelik kırımının belgelerini BBC, Le Monde ve Der Spiegel gibi yayınlar ortak makale ile yayımladı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bechelet’in yıllar sonra Çin’e yapacağı ziyaret sırasında, Uygurlara yönelik zulmün belgeleri ortaya çıktı. Pekin yönetiminin Uygur azınlığına yönelik sert muamelesini gözler önüne seren çok sayıda Çin polisine ait çok sayıda hacklanmiş fotoğraflar ve belgeler, BBC, Der Spiegel ve Le Monde başta olmak üzere çok sayıda batılı medya organında yayınlandı.

10 GİGABYTE BELGE

2018 yılına kadar uzanan ve bilgisayar korsanları tarafından ABD merkezli bir bilim adamı ve aktivist Dr. Adran Zenz’e ulaştırılan belgeler “Tekes Kampı”na ait verileri içeriyor. Çin polisi tarafından gözaltına alınan binlerce Uygur’un fotoğraflarını içeren 10 gigabyte’lik belgeler arasında polisin Uygurlara yönelik sert tutumunu da ortaya koyan fotoğraflar da bulunuyor.

BBC TEK TEK ARAŞTIRDI

Sızdırılan belgler, Çin yönetimi’nin “yeniden eğitim kampı” olarak lanse ettiği yerlerin aslında hapishane olduğunu detaylıca ortaya koyuyor. Belgeler içinde Ocak ve Temmuz 2018 tarihleri arasında çekilmiş 5 binden fazla polis fotoğrafını da yer alıyor. BBC’nin açık kaynaklardan yaptığı araştırmaya göre, bu kişilerden en az 2884’ü “yeniden eğitim kampı”na alındı.

ÖĞRENCİ DEĞİL MAHKUM

Eğitimde oldukları iddia edilen kişilerin “öğrenci” olmadığına dair çok sayıda veri ve fotoğraf da bulunuyor. Kamp içinden çekilen fotoğraflarda “öğrecilerin” başında ellerinde coplarla bekleyen gardiyanlar ve kelepçeli çok sayıda Uygur görülüyor. Kayıtlarda birçoğunun sadece Müslüman olduğu için tutuklandığı, bazılarının da çoğunluğu Müslüman nüfusa sahip ülkeleri ziyaret etmek suçlamasıyla gözaltına alındığı bilgisi yer alıyor. Bir başka fotoğraf elinde tüfekler olan güvenlik güçlerini ve kafasına torba geçirmiş, elleri ve ayakları bağlı bir tutukluyu gösteriyor.

AİLE BOYU TAKİP

Belgelerde yer alan bir kadın için “oğlu alkol veya sigara içmediği için güçlü dini eğilimlere” sahip birisi olarak tanımlanıyor. Sonuç olarak bu kadının, terör suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığı görülüyor. Bunun yanında gözaltına alınan herkesin kaydından geniş bir aile dökümü yapılarak, onlarIn da takip edildiği görülüyor. Listeden kimlerin tutuklandığı belli olurken, tutuklanacaklar da görülebiliyor.

15 YAŞINDAN 73 YAŞINA

Belgelerin sızdırıldığı “yeniden eğitim kampı”nda kalan en geçen “öğrenci”nin o dönem 15 yaşında olan Rahile Ömer, en yaşlı “öğrenci”nin ise 73 yaşındaki Anihan Hamit olduğu görülüyor.

BİR KAMPTA 20 BİN UYGUR FİŞLENMİŞ

Ses kayıtları arasında ise üst düzey yetkililerin yaptığı gizli konuşmalar bulunuyor. Bunun yanında, polis kılavuzları, personel bilgileri, 20 binden fazla Uygur için gözaltı detayları, kamplara ait son derece hassas fotoğraflar yer alıyor.

Zenz kendisine ulaştırılan dosyaların kaynağının, çok sayıda polis bilgisayar sunucusunu hackleyip, şifresini çözen birisi olduğunu açıkladı.

EĞİTİM KAMPINDA SİLAHLI NİŞANCILAR

Sızdırılan dosyalar, Çin yönetiminin “meslek okulları” olduğunda ısrar ettiği “yeniden eğitim kampları”nın hapishaneden farklı olmadığını tutuklu fotoğraflarından da öte başka belgeler de içeriyor. Bunlar arasında polis iç protokolü, kampların tüm alanlarında silahlı subayların düzenli görev yapması, gözetleme kulelerine makineli tüfek ve keskin nişancı tüfeklerinin yerleştirilmesi ve kaçmaya çalışanlar için vur-öldür emrinin varlığını gibi dokümanlar da var.

KELEPÇE VE PRANGA İLE NAKİL

Tesisler arasında ve hatta hastaneye nakledilen herhangi bir “öğrenci” için göz bağı, kelepçe ve pranga zorunlu tutuluyor. “Öğrenciler”in ifadesi, “kaplan sandalyesi” olarak bilinen kelepçeli sandalyelerde alınıyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür sandalyelerin kullanılmasını insanlığa karşı suç olarak niteliyor.

SUÇU: NİNESİYLE KURAN OKUMAK

Gözaltına tutulan bir Uygur için 2010 yılında da Kuran okuduğu için eğitime aldındığı, bir süre kaldıktan sonra bırakıldığı ancak 2017’de ninesi ile birlikte Kuran okuduğu için yeniden eğitim görmesi gerektiği belirtiliyor.

TELEFON PROGRAMIYLA TAKİP

Yüz binlerce kişinin cep telefonunda neler olduğu, hangi programları kullandığı, yasaklı sitelere girmek için ne tür yöntemler takip ettiği isim isim listeleniyor. Bunun yanında hükümetin telefonlara kurulmasını mecbur tuttuğu programları yeterince kullanmayanlar da listelerle belirleniyor.

Daha sonra bu kişiler “kavga çıkarmak, toplum düzenini bozmak” gibi küçük ve sıradan bahanelerle kampa alınıp, 7, 10, 25 yıl gibi farklı sürelerde “eğitime” alınıyor.

KİMLİK NUMARASINA FİŞ

Belgeler, Xinjiang’ın batısındaki Tekes’teki bir kampta tutulan çok sayıda kişinin kimlikleri hakkında bilgi içeriyor. Listelerde binlerce isim, doğum tarihi ve adresin yanı sıra Çin devletinin her vatandaşa hayatında bir kez verdiği kimlik numaraları da yer alıyor. Amsterdam, İstanbul ve geniş Uygur sürgün topluluklarının yaşadığı diğer şehirlerdeki akrabalar da listeleniyor.

AMAÇ “YENİDEN EĞİTMEK“

Çin yönetimi, ülkenin batı bölgesinde yaşayan 1 milyondan fazla Uygur ve diğer Müslüman azınlıklarına yönelik “toplama kampları” uygulaması başlatmıştı. Tutuklanan ve ardından buraya kapatulan Uygurlar, “eğitim programı” adı altında endoktrisnasyona tabii tutuluyor. Kitlesel gözaltılara ek olarak, Uygurlara yönelik zorla çalıştırma, zorla kısırlaştırma ve bölgedeki Uygur kültürel mirasının yok edilmesi kampanyası da yürütüyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram