Bern Büyükelçiliği, Türkiye Mahkemesi’ni susturmaya çalıştıklarını kabul etti

Türkiye'nin Bern Büyükelçiliği, Türkiye Mahkemesi'nin Cenevre'de toplanmasını durdurmaya çalıştıklarını, mahkemeyi BM'ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından iptali için talepte bulunduklarını doğruladı.

KRONOS 22 Eylül 2021 DÜNYA

İsviçre’nin Cenevre kentinde kurulan ‘Türkiye Mahkemesi’nde (TurkeyTribunal) birçok önemli tanıklığın yanırısa önemli raporlar da kamuoyuyla paylaşılmaya devam ediyor. Öte yandan, Türkiye’nin Bern Büyükelçiliği, Türkiye Mahkemesi’nin Cenevre’de toplanmasını durdurmaya çalıştıklarını, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından iptali için talepte bulunduklarını doğruladı.

Büyükelçilik, Türkiye Mahkemesi’ni Türkiye’deki Suriyeli Mülteciler hakkında bir etkinlik düzenlediğini söyleyerek oteli yanıltmakla suçladı. Organizason, ise yaptığı açıklamada, “tüm temasların, postaların, sözleşmelerin ve iletişimlerin çok açık olduğunu ve “Suriyeli mülteciler”den hiç bahsedilmediğini açıkça belirtiyor. Bu gülünç bir suçlamadır.” denildi.

Türkiye’de, yaşanan hak ihlallerine ilişkin, Belçika merkezli Van Steenbrugee Advocaten (VSA) Hukuk firması öncülüğünde Cenevre’de kurulan Turkey Tribunal (Türkiye Mahkemesi) ikinci gününde tanık anlatımları ve raporların sunulmaı devam ederken, açıklamada Elçiliğin, Intercontinental otelinin İsviçre topraklarındaki ticari faaliyetlerine müdahale etmeye çalıştıklarını ve etkinliğin mekan dışına atılmasını denediklerini ortaya çıktı.

Bern Büyükelçiliği, Türkiye Mahkemesi’ni, “yargı yetkisi, hukuki veya ahlaki yetkisi olmayan bir tiyatro kurgusu” olarak nitelendirdi.

Türkiye Mahkemesi Başkanı Vande Lanotte konuşa ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Kim olduğumuz, konunun ne olduğu ve hedefimizin ne olduğu belli olmayan bir saniye bile olmadı: kitlesel insan hakları ihlallerinin insanlığa karşı suç olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğini öğrenmek. Olay, sözleşmede açıkça Türkiye Mahkemesi olarak gösterildiği için bu yalan derhal reddedilebilir.”

Büyükelçilik, Mahkemeyi Gülen Hareketi tarafından desteklenmek ve yönlendirilmekle suçlayarak bu yanlış beyanı takip etti ve onları terörist olarak nitelendirdi. Türkiye’de Gülen hareketi Erdoğan rejimi tarafından karalanma konusunda yalnız değildir. Terörist suçlaması, Erdoğan hükümetinin otoriter eylemlerine karşı çıkanları da kapsıyor. 150 bin memur, hakim, avukat ve gazeteci, işlerini kaybetmiş ya da “terörist” bağlantılarla suçlanan cezaevine atılmış. Bugün Mahkeme’de tanıklardan biri, “Terörle suçlanmak için rejime muhalefet etmenize gerek yok, onları alkışlamamanız yeterli.”

Vande Lanotte, suçlamaların saçmalığına duyduğu şaşkınlığı sona erdirdi ve etkinliğin aslında 200’den fazla kişiyle kitle fonlaması yoluyla düzenlendiğini ve bazılarının 2 euro kadar az katkıda bulunduğunu belirtti.

 

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram